22 Haziran 2018 Cuma

Candan ' Bir albüm hikayesi


yıl 2009 arkadaşlarla yılbaşı çekilişi yapılmış  hiç kimse kimin çıktığını söylemeyecek diye sözleşilmişse de hemen hemen kimin kime hediye alınacağı" bir şekilde" ortaya çıkmış . Ben de bekliyorum  birisinden hediye hatta beklediğim kişiden dolayı beklentimi de düşürmüşüm .Ortalama bir biblo  türevi gelecek diye düşünüyorum. Neyse hediyeleri verme günü geldi herkesin elinde birer poşet saydık 1-2-3 herkes birbirine uzattı hediyeleri tahmin  edeceğiniz üzere düşündüğüm kişiden başkası yine tahmin edeceğiniz üzere bu albümü hediye etti.Günlerce üzerinde konuştuğumuz çıkacak mı çıkar mı bulabilir miyiz dediğimiz albüm elimdeydi. eve gider gitmez hemen bu albümü dinlemeye başladım .Şebnem ferah'ın kelimeler yetse albümü kadar heyecanlandırmasa da bu albüm beni yeterince heyecanlandırmıştı. 

Sonra yıllar geçti büyüdüm albümü dinledim , kalbim kırıldı tekrar dinledim kalbim kırıldı dinledim kalbim kırıldı dinledim .. Dinledim .. 

Candan ;

(kırık kalpler durağında )Kimini yakıp geçen aşklar incitmiş /Kimini yanlış kararlar yıkıp geçmiş /Kimine yakın dostu ihanet etmiş ... dediğinde  hayatın sillesini yedik kırık kalpler durağında inecek var dedik belki ama devam ettik yaşamaya .

(git'de ) Çok geç olmadan vakit /Günahıma girmeden /Katilim olmadan git /Sanırlar ki sen beni biricik yâr saymıştın ...' dedi Oysaki biliyorduk hep yedekte hep elde var saymışlardı ama  yine de devam ettik yaşamaya.

(Kader'de)Kul kurar kader gülermiş /Bazı hikâyelerin sonu mutsuz bitermiş /Ama kadere inat insanoğlu hayal kurmaya /Yazgım değişir diye inanmaya devam edermiş...' dedi bütün kalp kırıklarına,hesaplar soramadan  çektiğimiz acılara rağmen devam ettik yaşamaya. 

(unutama'da) Bitmek bilmez kapkaranlık geceler boyunca/ Unutma beni unutama beni ...' dedi Ayrılığın acısını kalbinde duyduk ah ettik Unutma beni unutama beni diye diye devam ettik yaşamaya. 

(Yalvaramam) /Acımdan her gün biraz daha ölsem de /Sakın gitme dur diyemem istesem de Sensiz yanarım ... dediğinde yandık,nefessiz kaldık  hatta güneş doğmamasına rağmen  devam ettik yaşama.

(unutursun'da )Bir gün gelir unutursun/Önce yaşayamam zannedersin acından /Ben de gidiyorum kalamam dersin kahrından /Bunun için merhamet dilersin Tanrı'ndan ... dedi duymadı kimse sesimizi bıktılar göz yaşımızdan ama yine de devam ettik yaşamaya.

(ben kimim) Geçimsizim bugünlerde /Kimsesizim bu yerlerde /Değersizim bu ellerde /Çaresizim doğduğum yerde ... dediğinde biliyorduk Gölgesiydik her gün her yerde ama devam ettik yaşamaya. 

(nedense sustum'da) Dün gece seni sevdiğimi söyleyecektim /Sana ihtiyacım var diyecektim /Nedense sustum...  dediğinde bundan korkacak kadar özgür Ve korkup  kaçacak kadar bencilken bile devam ettik yaşamaya.

Devam ettik yaşama kırılan tüm kalp kırıklıklarına rağmen dinlenilen bütün güzel şarkılar eşlik etti hayata devam ettik çünkü hayata devam etmek ile hayatı yaşamak aynı şey değildi bunu çok önceden öğrenmiştik.


(Kader-Candan erçetin)

5 Haziran 2018 Salı

Konuşmalar -1-

(this must be the place / talking head )

Yazıyorum yazıyorum bütün yazdıklarım taslak olarak kalıyor bunun sorumlusu ben değilim zihnimin içindekiler yazmak için yalnız olmam gerekiyor ancak asla yalız kalamıyorum o hep zihnimin içinde kelimenin tam anlamıyla bir karabasan bir buhran içten bir ölüş benimkisi vazgeçiyorum bazen saçma geliyor boş geliyor gereksiz geliyor varlığı olmasa da olur gibi sevmiyor gibi ama sonra tekrar yeşeriyor bir şeyler bazen şunu düşünüyorum acaba çevremizde hiç insan olmasa yalnız kendimiz kalsak bir insanın varlığına ihtiyaç duyar mıyız gerçekten buna ihtiyaç duyar mıyız bu kendi içinde bir paradoksu barındırmaz mı zira insanlar her şeye alışmaz mı erken ya da geç her şeye alışmaz mı eskisi yenisinin yerini almaz mı sular durulmaz mı ?

Hiçbir şey ilgimi çekmiyor  ne bir insan ne bir yemek ne bir müzik ne bir kitap ne de iş , her şey olması gerektiği için var olması gerektiği gibi oluyor hiçbirinde ilgimi çeken bir yan yok sadece izliyorum uzaktan başkasının hayatı gibi.Merak atom parçasıyken şimdiler de şişeye koyup denize bıraktığım bir not parçasından ibaret, sanırım büyüyorum ya da yaşlanıyorum mu demeliyim sadece hayatını geçindirecek kadar kazanmak sonrası yok sonrası hep dahası hep bir fazlası ..


  
Kendime ait bir gemim bile yokken gemileri yakmaktan bahsediyorum gemileri yakamadığımı fark ettiğimde ise hiçbir zaman ulaşamayacağım o gemilere not göndermekten alamıyorum kendimi  ..

3 Mayıs 2018 Perşembe

Hakikatı algılayamıyorsun; fakat gerçekte o oradadır



Svetaketu on iki yaşına geldiğinde bir öğretmene gönderilir. Yirmi dört yaşına kadar onunla birlikte çalışır. Bütün Vedaları öğrendikten sonra bütün herşeyi öğrendiği inancıyla ve herkesin kusurlarını bulma iddiasıyla birlikte kendini beğenmiş olarak eve döner.
Babası ona der: “Svateketu, yavrum, sahip olduğun bilgilerle övünen ve herkesi eleştiren sen, sayesinde işitilmeyeni işititebildiğimiz, algılanamayanı algılayabildiğimiz ve bilinmeyeni bilebildiğimiz bilgiyi elde ettin mi?”
Svataketu sorar: “Nedir bu bilgi babacığım?”
Babası cevap verir: “Bir parça kili bilmekle kilden yapılan bütün herşeyi biliriz, aradaki fark sadece isimden ibarettir, gerçek ise hepsinin kil olmasıdır; işte, yavrum, bu herşeyi bilmenin bilgisidir.”
“Fakat benim muhterem hocalarımın bu bilgiden haberleri yok; eğer onu bilselerdi bana da öğretirlerdi. Lütfen efendim, bu bilgiyi bana öğretir misin?”
“Öyle olsun” dedi babası... “Bana nyagradha ağacından bir meyve getir.”
“İşte efendim,”
“Şimdi kır onu.”
“Kırdım efendim.”
“Ne görüyorsun?”
“Birkaç çekirdek, efendim, çok küçükler.”
“Onlardan birini kır.”
“Kırdım efendim”
“Ne görüyorsun?”
“Hiçbir şey...”
“Oğlum” dedi babası “orada göremediğin anlaşılması güç olan özden başka bir şey değildir; işte o koca nyagrodha ağacının varlığı tam bu özde saklıdır. Tanımlanması güç olan özden başka birşey olmayan bunda, var olan herşey kendi nefsine (kendine) sahiptir. Şu Hakikattır, o Zâttır ve sen, Svataketu, sen de Şu’sun.
“Lütfen efendim” dedi çocuk, “dahasını söyleyin ”
“Pekâla oğlum” dedi, babası; “şu tuzu suya dök ve yarın sabah bana gel.”
Çocuk söylenileni yaptı.
Ertesi sabah baba “suya döktüğün tuzu bana getir” dedi oğluna.
Çocuk onu aradı, fakat bulamadı; tabiî ki tuz çözülmüştü.
Baba oğluna “Kabın yüzeyindeki sudan tat bakalım, nasıl? ” dedi.
“Tuzlu.”
“Ortasından tat. Nasıl?”
“Tuzlu.”
“Dibinden tat. Nasıl?”
“Tuzlu.”
Babası “suyu dök ve bana gel” dedi.
Çocuk söylenileni yaptı; fakat tuz kaybolmadı, zira tuz her zaman oradadır.
Sonra babası şöyle dedi: “Burada, aynen vücudunda olduğu gibi, Hakikatı algılayamıyorsun, oğlum; fakat gerçekte o oradadır. Tanımlanması güç olan bu özde var olan herşey kendine sahiptir. Şu Hakikattır, şu Zâttır ve sen Svataketu, sen de Şu’sun.

Chandogya Upanişad’dan


28 Nisan 2018 Cumartesi

Yeni Müzik Keşfetmek İstiyorum!

( İllüstrasyon Akira Kusaka 'dan devamına bakmak isteyen tık tık


"..... " diyenleri  sahneye alalım bana göre harika bir grup keşfettim .Önerdiğim birkaç kişi beğenmedi ancak belki sizler beğenirsiniz grubumuzun adı

Phantogram:

**** neden dinlemeli?****
eğer (bkz: the xx) grubunu veya (bkz: mazzy star) ı seviyorsan phantogram'ı da seveceğine şüphen olmasın . ( tame ımpala , m83 warpaint ciler de bakabilir )

grubun ismi bir çeşit optik illüzyon olan phantogramdan gelme yerinde bir tercih olmuş çünkü optik olmasa da müzikal bir illüzyon yaratıyorlar . shoegaze , elektro , dream pop tarzlarının birleşmesiyle 2007 yılında oluşmuş bir grup ama ilk albümlerini 2010 da yayınlıyorlar henüz yeni sayılırlar ilerleyen dönemde çok daha iyi işler başaracaklarını düşünüyorum .

solistleri (bkz: sarah barthel) ile monica belluci akraba olabilir yada kliplerde sarah kendisi yerine monica yı oynatıyor bu kadar benzer mi yahu  klibinde . şarkılardan açılmışken ,

[ Phangtogram - fall in love]

***şunları dinlemekte fayda var
fall in love
you're mine .
 same old blues
 cruel world
 black out days
 when i'm small
 you are the ocean


Ayrıca Title Fight diye de bir grup keşif listeme dahil oldu ancak onu sonrasında bir liste yapmayı düşünüyorum o zamana kadar Murder of memory isimi kadar güzel parçayı dinleyebilirsiniz .


Yerli sanatçılardan da bence kendilerini 3. yeniler kesimine dahil edemeyeceğimiz gerçek anlamda (özellikle sufle nin ) müzik piyasasında kendilerine yer bulacaklarını düşündüğüm iki grup var biri , Sufle diğeri ise Vera . Ben vera yı ilk bildiğimiz pera sanıp yutupta hiç dinlememiştim sonra saklanır nisan  şarkısı otomatik olarak çaldı çalışırken çok hoşuma gitti tam da nisan biterken nisanın son sürprizi oldu belki de tek sürprizi berbat bir nisan geçiriyorum . Şöyle bir düşündüğümde zaten 5-6 yıldır hep nisanlarım kötü geçiyorsa nasıl bir tesadüfse ..

Sufle nin Pus ve içinde aşk var parçaları çok iyi , içinde aşk var şarkısı dizilerde yer almış sanırım bilyiorsunuz değil dizi tv izlemiyorum .O yüzden bilmiyordum bu güzel bir gelişme , sufle kadar güzel şarkıyla sizi baş başa bırakıyorum. Bırakmadan şu geyik de ne ünlü oldu arkadaş geçen sene ilk görmüştüm arkadaşım koluna harika bir dövmesini yapmıştı sonra  kıyafetlerin ve çantaların üstünde gördüm şimdi de albüm kapağı  kutsal geyik aşkına dinleyin ! :)

(Sufle -İçinde Aşk var )

Çok güzel konserler var İstanbul da olamamın acısı çıkıyor lp kaçtı , Cigarretes After Sex kaçacak grails e gideceğim sonrasında istanbulda kalamam ve CAS konseri hemen 3-4 gün sonra  konsr , İstanbul da olanlar kaçırmasın . Camel , Massive Attack.. gidemiyorum hiç aman  neyse saymayayım çoğalır ya da bencillik yapmayayım siz istanbuldakiler için sayayım siz gidin içimizden birileri mutlu olsun *

Epitaph & Parmak İzi

             Baharın gelmesiyle birlikte albümleri birbir yerini almaya başladı , benim dikkatimi özellikle Biri Yabancı biri yerli iki albüm çekti god is  an astronaut un 3 yıl aradan sonra çıkarmış olduğu epitaph albümü ile yine 5 yıl aradan sonra şebnem ferah ın çıkarmış olduğu parmak izi albümü , yılları özellikle söylüyorum çünkü bana göre,  yani eğer ben sanatçı olsaydım , ne kadar uzun aralıklı bir albüm yılı geçirirsem o kadar uzun soluklu ve kaliteli bir albüm yaratmış olurdum. Her neyse .

Epitaph : 

epitaph ismi akıllara king crimson'nun muhteşem şarkısıyla zihinlere kazanmışken  onun yerini sanıyorum post rock sevelerlerin yakından tanıdığı god is an astronaut alacak  .. albümün ismini her görüşüm de itiraf etmeliyim ki aklıma afitap kelimesi geliyor ancak o güzel yüzlü kadın demek iken , epitaph yazıt , kitabe demektir gerçekten de bir mezar taşı karamsarlığında bir albüm olduğunu söylemem gerekiyor.Dün itibariyle üç senenin sonunda çıkmış olan 7 şarkı içeren albümdür baharın dinamizmine inat olabildiğine karamsar şarkılar barındırsa da post rock severleri tatmin edecek bir albüme benziyor.ancak şu bir gerçek albümün kapağı kesinlikle şarkılarından daha güzel olmuş al duvarına as kim tasarladıysa kafasına ,kalemine bilgisayarına sağlık .

****hangi şarkılar dinlenmeli****
albümün isim annesi olan epitaph yerine benim favorim , (bkz: medea) oldukça can yakıcı bir şarkı olmuş sonrasında "winter dusk" ve "mortal coil" dinlenebilir .


(God Is An Astronaut - Medea)






Parmak İzi :


Yordu bu albüm bir kaç gün boyunca dinledim ve hissettiğim tek şey bu oldu . "nerde eski şebnem yeaa " cılardan değilim kesinlikle ama şu bir gerçek ki şebnem od ve benim adım orman albümleri modundan çıkamıyor nerde kelimeler yetse albümleri nerde artık kısa cümleler kuruyorum albümü oradaki duygu yoğunluğu ile bu yeni albümdeki yoğunluk kesinlikle aynı değil ama anlayabiliyorum insanın hissettiği hisler bir yerden sonra tekrarlanmıyor ve gün geçtikçe azalıyor şebnem ferah ile büyüyen ve asıl fanı olan o kesim ister istemez o duygu yoğunluğunu arıyoruz yine de teşekkür etmek gerekiyor bir emek var üstünde ama ona tavsiyem beste hazırlarken arkada fonda eski albümden bir şarkı çalması ve sanki o şarkının devamını yazıyor gibi hissetmesi eski şarkısının devamı tekrarı olacak diye düşünmesin bence kesinlikle böyle bir şey olmaz önemli olan o yoğunluğu yakalayabilmek , mesela yeni albümdeki küllerinden şarkısını söylerken sigara şarkısını fonda çalsa bunu dinleyerek bestelese eminim çok daha güzel bir şarkı olurdu .
albümün geneline ,10/6
****hangi şarkılar dinlenmeli****
 parmak izi -koyu - sözde namus - son tango -kıramazsın (?)


Başka Yeni albümler çıkmıyor değil , sigur ros mesela god is ile aynı gün çıkardı post rock ten öte deneysel şarkıların yer aldığı albüm olmuş pek beğenmedim ancak şarkı isimleri yerine koordinatların yer alması ilginç bir ayrıntı olmuş sanatçı olsam sevdiğim insanların ev adreslerinin koordinatlarına özgü şarkı yapıp onlara ithaf edebilirdim güzel bir jest olurdu .Perfect Circle da yeni albümü çıktı ancak onu henüz inceleme fırsatı yaratmadım kendimde

Yine yerlilerden Mor ve ötesi "sultanı yegah " diye bir cover ı yayınlandı aman allahım korkun bir klibi var izlemeyin diye eklemiyorum buraya ancak düşünün ki klipte  harun tekin ellerine zil takmış o derece :)

11 Nisan 2018 Çarşamba

Grails İstanbul Konseri

bir deniz kıyısında denize girip diğer kıyıdan çıkmak istiyorum soluksuz kalıncaya kadar yüzmek yüzmenin getirdiği rahatlık... yolunda gitmeyen şeyler vardı hayatımda buraya hiçbir zaman güzel şeyler yazmadım kabul ama bütün bu olanlar bir tık fazlasıydı ötenin .

bazen bir hikayeye başlarsın hikayelerin sonu hep vardır mutlu ya da mutsuz , sonunu seçmek senin tercihin değildir yazarın verdiği karar göredir çoğu zaman bazen yarım bırakırsın sonunu bilmek istemediğin ama baş rolünü  kendi kendine verdiğin hikayenin bir parçası olmuşsundur çoktan . ben bir hikaye anlattım okunması ve anlaşılması için yaşamın içinden geçen bütün o "es'lere" rağmen benim anlattığım hikayeler bir sonrakiler için

grails konseri var zorlu'da 4 mayıs'ta gelin birlikte gidelim  setlist belli değil ama ne fark eder çoğu şarkıları güzel

2 Şubat 2018 Cuma

Sevme Sanatı // Erich Fromm


Kitap güzellemeleriyle devam ediyoruz ... Dudaklarında sevgi kelimesi geçen herkesin bence okuması gereken bir kitap ; 

Bir şeyi sadece eğlenmek için yapıyorsanız disiplinli olmanıza gerek yoktur ama bir işi profesyonel olarak yapmak istiyorsanız yoğun çalışma ve disiplinli olmanız birinci koşuldur diyor kitap , sevgi' nin hissedilen bir şey olduğunu düşündüğümüzde neden sanat olarak niteleyelim ki düşünüp biraz bu kitabı okumayı ertelemiştim ama atlatığım nokta sevgi hislerin eyleme geçmesi sonucu somutlaşır ,soyut olan şey gündüzleri yok olan gölge gibi kalıcı değil geçicidir öyleyse eğer sevgi' den bahsediyorsak onu somutlaştırmalı somutlaştırırken de disipliniler bir sanata bakış açısıyla bu konuya değinmekte hiçbir sakınca olmamalı.
fromm anne sevgisi kardeş sevgisi cinsel sevgi ve tanrı sevgisi olarak farklı alanlarda sevgiyi incelemiş kısa ve özetle yazmış aslında yazdığı her cümle sunduğu her düşünce üzerine ayrı ayrı düşünmek gerekiyor .. alıntı olarak kendime ayırdığım bir kaç bölümü sizinle paylaşmak istiyorum ama yine de bu alıntılarla kalmayıp bu kısa ama içi dolu kitaba vakit ayırmanızı tavsiye ederim.

"kişi, uğrunda emek harcadığı şeyleri sever ve kişi sevdiği şeyler için emek harcar"

"eğer sorumluluk, sevginin üçüncü unsuru saygıyı içermezse, kolayca kendine bağlamaya ve zorbalığa dönüşebilir. saygı, korkmak ve çekinmek değildir. sök- cüğön kökenine göre (respîcere: «bir şeye» bakmak) bir insanı, olduğu gibi görebilme yetisini, onu özgün bireyselliği içinde farkedebilmeyi belirtmektedir. saygı, diğer kişinin olduğu gibi büyüyüp gelişmesine duyulan ilgi anlamına, gelir. boylece saygı, sömürünün yokluğunun kanıtıdır. ben sevdiğim insanın, bana hizmet etmesi için değil, kendi istediğince. dilediği gibi büyüyüp gelişmesini isterim. eğer bir başkasmı sevi- yorsam, onu benim yararlanacağım bir nesne olarak değil, o olarak alır, ister erkek olsun, ister kadın, onunla kendimi bir kılarım. saygının, ancak ben bağımsızlaşmayı başarmışsam, eğer birisini sömürüp hükmüm altına almadan koltuk değneksiz ayakta durabiliyor, yürüyebiiiyorsam? işte o zaman gerçekleşeceği ¿¡çıktır. saygı ancak özgürlüğün temelleri üzerinde varolabilir, §u eski fransız şarkısının dediği gibi, «tamour esi tenfant de la lîbert,», sevgi özgürlüğün çocuğudur, o. asla zorbalığın çocuğu olamaz."

"baba, çocuğun öğretmeni, yaşamdaki yol göstericisidir."
"anne yaşama güvenli olmak, aşın sinirli olmamak ye huzursuzluğunu çocuğuna taşımamak durumundadır.süt sevginin ilk görünümünün ilgi ve onaylamanın simgesidir. bal, yaşamın tatlılığım, ona duyulan sevgiyi ve yaşamanın mutluluğunu simgeler. annelerin büyük çoğunluğu «süt» verebilmektedir ama onların pek azı «.bal» da ekleyebilirler. annenin bal verebilme yetisine sahip olabilmesi için sadece «iyi anne» olması yetmez, mutlu bir kişi de olmalıdır... annenin yaşamaya olan tutkusu, huzursuzluğu gibi bulaşıcıdır, her iki tutum da çocuğun tüm kişiliği üzerinde derin etkilere sahiptir. gerçekten çocuklar —ve yetişkinler— arasında, sadece «süt» emenlerle «süt ve bal» beraberce alanları birbirinden ayırmak hiç de zor değildir."
anne, kendisini bebeğiyle aşar, ona duyduğu sevgi yaşamına an- lam ve değer kazandırır, (erkeklerde bu üstün olma gereksinmesi çocuk doğurarak karşılanmadığı için, kendini aşma isteği, insan yapısı şeyler ve düşünceler yaratarak doyurulmak istenir,)

"insanların çoğu sevginin yetiyle değil, nesneyle oluştuğuna inanmaktadırlar, gerçekte bunlar «sevdikleri» kişiden başka hiç kimse», yi sevmemelerini, sevgilerinin yüceliğinin kanıtı olduğunu sanırlar. bu, yukarda sözünü ettiğimiz yanlışın bir eşidir. çünkü kişi burada, sevginin bir eylem, bir ruhsal güç olduğunu görememekte, sadece tüm gerekli olan şeyin doğru nesneyi bulmak olduğuna inanmaktadır. ve her şey i buna bağlı olarak kendiliğinden olu- verecektir. bu tutum resim yapmak isteyen fakat sanatını öğrenmek yerine ea uygun nesneyi beklediğini, onu bulduğu zaman, son derece güzel bir resmini yapacağını söyleyen kişinin tutumuyla aynıdır"

"eğer diğer insanın yaşam deneyimi derin, kişiliği sınırsız ise, onu hiç bir zaman yakından taramak mümkün olamaz, ve aradaki barikatları yıkma mucizesi her gün yeniden tekrarlanır. fakat insanların çoğu, başkalarının kişiliklerini kendi kişiliği gibi kısa zamanda tanır ve tüketir. böyle insanlar için yakınlaş ma sadece cinsel ilişkiyle sağlanır. diğer kişinin ayrılığını sadece bedensel bir ayrılık olarak düşündükleri için, bedensel birlik, ayrılığın üstesinden gelmektir onlar için"



" birbirine «âşık», kendileri dışında başkasına hiç bir sevgi duymayan iki insana sıkça rastlanır. bunların sevgisi gerçekte < iki kişilik (â deuz) bencilliktir >. onlar kendilerini karşılıklı aynılaştıran iki insandır. ayrı - olma sorununu tek kişi olmayı, iki kişi yaşıyarak çözümlerler, yalnızlığın üstesinden gelmeyi başarabilirler. ne var ki diğer insanlardan ayrı oldukları için birbirlerinden de ayrıdırlar ve kendilerine yabancılaşırlar, bir olma deneyi boş bir hayaldir, oysa sevdiği kişide insan, tüm insanlığı, yaşayan ne varsa hepsini sever."

" sevgi, cinsel birleşme isteği yaratabilir, bu durumda bedensel birleşmede hükmetme ya da hırs yiter, şefkat ortaya çıkar. eğer bedensel birleşme arzusunu sevgi doğurmuyorsa» eğer cinsel sevgi aynı zamanda kardeşçe sevgi değilse, bu birleşme geçici., hazza dayalı bir duygu olmaktan öteye gidemez. cinsel çekim, bir süre için, bir olma sanısı yaratabilir. ne var ki sevgi olmadan bu «birlik», eskisi kadar yabancı ve uzak iki insan bırakır geride. razan birbirlerinden utanmalarına, hatta nefret etmelerine neden olur. zira kurdukları düş yiter yitmez yabancılıklarım eskisinden daha yoğun duyarlar"

" eğer sevgi sadece bir duygu olsaydı, karşılıklı verilen sonsuza kadar sevme sözlerinin hiç bir temeli kalmazdı. duygu geldiği gibi, gider içinde yargı ve düşünce yoksa eğer, onun sonsuza dek süreceğinden nasıl emin olabilirini? "

" narsizm, insan gelişmesinin ilk evresidir, yaşamı- nrn daha sonraki evrelerinde narsizme dönen kişi sevme yetisini yitirir, en uç noktası çıldırmaktır"



21 Ocak 2018 Pazar

BİLİNMEYEN BİR ADANIN ÖYKÜSÜ



hayat tesadüfler silsilesidir. herkes de br uçurumdur ama o benim sözüm değil Can Manay ın sözü fi diye bir dizi ama işimiz yok paçanga böreği tarifi bakarken içli köfte yapmak gibi oldu girişim halbuki bütün attempt 'leri girişi kısmında bitirelim ki gelişme bize kalsın .

Sonunu bildiğim filmleri izlemek istemiyorum ama sonunu bildiğim bu hayatı oynamak zorundayım bit çiçek gibi saksıda yaşabilirim ama hayatın içinde olmam gerekiyor bana biçilen rol bu bu yazının size bir katkısı olmalı katkısı şu olsun "BİLİNMEYEN BİR ADANIN ÖYKÜSÜ" nü okuyun hemen okursunuz azıcık bişey ufacık yarım saatinizi bile almaz . Ya da okumayacaksanız alın bu kısımlarını okuyun okumuş gibi olursunuz .


" mühim olan varış değil, gidiştir mi demek istiyorsun yani, kim olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen mümkün değildir."
"beğenmek, sahip olmanın en iyi şekli, sahip olmaksa beğenmenin en kötü şekli olsa gerek. "

" bilinmeyen ada nihayet denize açılmış, kendini aramak amacıyla."

"rüya hünerli bir sihirbazdır, varlıkların boyutlarını ve birbirlerine olan uzaklıklarını değiştirir, yan yana uyuyan kişileri ayırır, birbirine uzaktaki kişileri kavuşturur, kadın birkaç metre ötesinde uyuyor olsa da adam ona nasıl ulaşacağını bilemez, oysa ne kolaydır iskele tarafından sancak tarafına geçmek."

ben bir gemi arıyorum yolculuğuma başlamak değil sonlandırmak için .Ama siz dilerseniz aşık olmak için   bilinmeyen adayı bulmak üzere denize açılmayı tercih edebilirsiniz.


                                                            (batonebo- odetta hartman)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...