5 Haziran 2015 Cuma

90'larda Çocuk Olmak =)

Deli gibi bir hafızam yok hatta çevremdekilere göre tam bir balık hafızalıyım :) ama biraz takıntılı olmak bazı şeyleri unutturmuyor sanırım .Mesela , tee nisan ayında Lord 'un bir yazısı vardı  orada  bloggerları çocukluklarını anlatmaya davet etmişti müsait olayım da yazayım diye bekletip duruyordum sonrasında bir de deeptone'nun bir mim yazısı geldi ee durum böyle olunca  ikisi ortaya karışık bir yazı yazayım dedim.Eğer siz de ister şimdi ister sonra çocukluğnuzla ilgili bir yazı yazarsanız  size ne kadar iyi geleceğini göreceksiniz .Lord'un da dediği gibi , çocukluğumuzu hatırlamaya bazı zamanlar cidden  ihtiyacımız oluyor .

İnsaoğlu sürekli bir devinim içinde , bu devinim en hızlı bebekken olsa da aslında kişiye göre değişiyor .çocukluk ergenlik ,erginlik, olgunluk yaşlılık .. Şeklinde sürüp gidiyor işte. Her şeyde olduğu gibi bunda da en zoru geçen dönem en uzunu geliyor insana genel kanı ergenliğin zor olduğunu söylese de bana göre en zoru erginlik ile olgunluk arası dönemdir. Belki de kendime göre  mükemmel bir çoçukluk geçirdiğimi düşündüğüm için böyledir  bilmiyorum .
 Ne güzel günlerdi hayatın bir sonunun olduğunu bilmediğin bütün bir zaman boyunca çocuk kalıp yaşayacağını sandığın zamanlar .. Yemek ye uyu okula git sonra oyun sonra tekrar yemek hep aynı paradoks içinde mutluluğun sabit değer olduğu zamanlar . Üzülsen bile diğer oyunda yeneceğini bildiğin için tekrar mutlu olacağın kendi küçük evrenini yarattığın zamanlar çocukluk zamanları...  Bana göre en kötü geçirilen çocukluk bile hayatın diğer dönemlerine nazaran daha iyidir. Çünkü çocukken bizim dışımızdaki hiçbir şeyi belli kalıplara koymayız, sınırımız yoktur  sadece hissettiklerimiz ve hissettirdiklerimizle yaşarız gerisi önemli değildir farketmeyiz bile mesela benim  küçükken en yakın arkadaşım bir erkekdi .Sabah okulda beraber olduğumuz yetmiyormuş gibi okuldan sonra da hep birlikte oynardık annelerimiz de arkadaştı bir yere gidileceği zaman birlikte giderdik bizi hep kardeş sanarlardı ben de hep birlikte oyun  oynadığımızdan falan sanırdım   garip gelirdi zamanla neden kardeş sanıldığımızı fark ettim ikimiz de kızıl tenliydik daha önce bunu hiç farketmemiştim aynaya ya da ona bakmadığım için değil  onu sadece oyun arkadaşı sadece bir insan olarak gördüğüm içindi . İnsanın henüz bu kadar kompleks yaratıklar olduğunu öğrenmemiştim kardeş misiniz sorusuna gayet alışmış bir şekilde hayır deyip geçiyorduk sonrasını nedene sonucuna takılmıyorduk . O insanı yargılamıyor kendimizi sorgulamıyorduk  bizim için tek sıkıntı en son ki oyunda neden onun kazandığı ,  mahallleye yeni gelen çocuğun kaçıncı sınıf olduğuydu .Mahalle demişken öyle ciddi anlamda mahalle olduğunu düşünmeyin bizim için aynı site içerisinde oturmak aynı mahalle içinde oturmakla eş değerdi .Düşünsenize eğer bir mahallede 10 site varsa 10 ayrı mahalle demekti bu :) o zamanlar mahalle oyunları olurdu tabi gameboy'la atariler sonra sonra çıkmaya başladı   zaten atari sonrasını tutamadık  :)
Ben bizim dönemi  oyun açısından çok şanslı hissediyorum çünkü bizden sonra dışarda oyun oyanayabilen çocukluğunu bilgisayar masasıda değil sokaklarda geçiren son nesildik .Tabletlerin biligsayarların içinde  hazır üretilmiş şeyler üzerinde değil kendimiz yapar üretirdik oyunlarımızı.. Şimdiki nesile göre şansız olduğumuz yanımızda yok değildi tabi .Kitaplar mesela şimdilerde çok uygun fiyatlarla satılan kitaplar biz çocukken dersteki başarımızdan dolayı öğretmenimizin bize hediye vermesiyle ya da  okul kütüphanesiyle elde edebilirdik. Başarılı bir öğrenciydim okumaya bayulırdım . öğretmenim sanki kendi yazmış gibi imzalayıp bana bir çok kitap vermişti inanır mısınız hala saklrım o kitapları :)  Ökkeş serisinda ne üzülürdüm Ökkeşe , Ayşegülü ne kıskanırdım hep güzel şeyler giydiririlerdi denize falan giderdi öykülerinde sonraa kaşağı vardı Ö.Seyfettinin ne üzülmüştüm o kitapta , Pal sokağı çocukları , Tom sawyer hele hele kibritçi kız ne üzücü kitaptı sonra bu kız neden dram seviyor bu kadar diyorlar sevmesin de napsın çocukluğumuz dramlarla geçmiş :D Sonra muzaffer izgü ve gülten dayıoğlu ikilisini nasıl unuturum harika kitapları vardı . Dünyanın merkezine yolculuk 80 günd devri alem ne severdim bu iki kitabı sonrasında bi de bakmışım gezgin olmuşum olurum tabisi küçüklüğümden geliyor işte  boşuna dememişler çocukluğuna inmek lazım diye inmek lazım tabi okunan kitaplar yaşanan her bir olay ne kdar etkiliyor  insanı ..

Geleceğin bilinmezliğnden ya da şimdinin sıkıcılığından konuşmaktansa geçmişin güzel anılarını konuşmak  hoşuna gidiyor insanın bundandır bu uzun yazışlarım ama  daha fazla tutmayacağım sizi bir iki çizgi filmden bahsedip durağan hayatıma devam edeceğim

Çevremde pek çocuk yok hatta hiç yok o yüzden şimdilerde bizim zamanlardan kalma çizgi filmler var mı bilmiyorum ama hayal gücüm şuan da varsa  çizgi filmlerin etkisi çoktur .hedie power rangers,arı maya , vikingler, tsubasa ,richie rich , jetgiller , taş devri ,ninja kaplumbağa ,şeker kız candy i loones tuney(bununda adını sonradan öğrendim :D ) Pembe panter, ay savaşçısı , ten tenin maceraları ,casper  şirinler,pokemen , temel reis , daha aklıma gelemeyen bir çok çizgi film bi de bi de sabrina ve lassie vardı ne severdim haftasonları izlerdik bu son ikisini . Yeraltı canavarı diye bir film vardı sürekli yayınlanırdı star tv de  diğer çocuklara nazaran  uykuyla aram olmadığı için geç yatardım ve her yayınlandığında ödüm kopsa da izlerdim :)

Ne güzel günlerdi ..Umarım  ve dilerim benim çocuklarım ve sonrqaki nesillerde doyasıya çocukluğunu yaşabilirler. neyse bu kadar yetsin  yazı için görsel ararken buna denk geldim okurken kahkaha attım 200 ün 200 'ünün de bilmek paha biçilemez  :)  tık tık  


Ben hala tasoları saklıyorum desem :D 

Ay savaşçısını da hala izliyorum nolmuş yanii hem  2014 yenileri çekiliyor :) 

Ne bileyim böyleydi resmi ben de tavşan ya da warner bros falan sanırdım çizgi  filmin adını :) 


Son olarak    fazlasıyla dramatik olsa da  çok sevdiğim bir sözü  
"hep çocuk kalsaydım da dizimdeki yarayı en büyük acı sansaydım.." 

8 yorum:

  1. Hayata dair hiçbir sorumluluğun yokken yaşam o kadar güzeldi ki. Aklındaki sadece sokakta hangi oyunu oynasam ya da çizgifilmlerde neler oluyor falandı. Büyüdükçe ne masumiyetimiz kaldı ne özgürlüğümüz. Sınırlar duvarlar bindi üstümüze. İşsizim şu an mesela ve parasal sıkıntılar falan derken aileme karşı yük hissediyorum. Kötü durum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyüdükçe daha da özgürleşeceğimizi sanırken kedi yarattığımız duvarlar arasında sıkışıp kalmak ne acı :/
      Ara ara düşünüyorum işsiz olmam mı daha kötü yoksa sevmediğin bir işi yapmak mı ? İkisinin birbirinden farkı yok bence , zor durumlar bilirim

      Sil
  2. İçtenlikle yazmışsınız. Zevkle okudum. Büyüdükçe özgürlüklerin sınırlı olduğunu, belli kurallara uymak gerektiğini de öğreniyor insan. Sınırsız özgürlük de başıboşluk yaratırdı.Ama keşke özgürlüğün nasıl kullanılması gerektiğini herkes öğrenebilse.
    "Çocukluğu doyasıya yaşayabilmek..." Evet, en güzeli o....
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Hoşgeldinizz :) daha da özgür olacağımızı sanmasak bu kadar beklentimiz oşmasa belki her şey daha kolay olurdu ya da daha anlamlı .. Büyüdükçe basit şeyler bile karmaşıklaşıyor ya da biz karıştırıyoruz
    Yine beklerim :)

    YanıtlaSil
  4. çok ama çok güzel yazmışsın yaaa. güzelmiş çocukluğun. çizgi filmler de hepsi tatlı yaaa. bi de baksanaaa, ben de bir pal sokağı çocukları hayranıyım yaaa :))) o son laf da şahanee . çocukluk en güzel zaman yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa yaşasın benim dışımda biri daha pal sokağını seviyor :D yaşıtlarım arasında o zaman bi ben okuduydum o zamandan belli etmişim işte kendimi
      Çocukluk güzel tabi yaa ama senin çocukluk yazını okuyamadım işte o kötü :))

      Sil
  5. erginlik ile olgunluk arası dönem ne zaman oluyo yaaaa annamadıım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hani böyle üniversiteden çıkarsın da bütün iş imkanları ayağına serilecek sanırsın ama gerçeğin öyle olmadığını görünce sudan çıkmış balığa dönersin ya işte o aralar ile her şeyin stabilleştiği olgunluk dönemi başları arasında kalandönem tabi mariposaca da böyle belki bu döneme başka bir isim veriyorlardır :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...