16 Temmuz 2015 Perşembe

SİX FEET UNDER

 
 
Veee uzun süredir kafamda tasarlamasını yaptığım bi an öne izleyip bitiripte yazmayı istdiğim beklenilen yazııı ! Bu benim bloğumda hatta hayatımda yazdığım ilk dizi filmi  yazısı olacak o yüzden bir dizi tahlili nasıl yapılır bilmiyorum ben içimden geldiği gibi bol spoilerlı bir yazı yazacağım eğer bu diziyi izlemeyi düşünen varsa şimdi çıksın bloğumdan hemencik izlemeye devam edenler okumaya devam edebilir çünkü olaylar değil kişisel tahliler yer alacak :)
 
Eveeet "SİX FEET UNDER" nasıl izlemek aklıma geldi , böyle bir diziden nasıl haberim oldu
 
Malumunuz olduğu üzere dizi falan izlemem ben ama bu diziyi sevgili komşularım zihin ve afede sayesinde öğrenmiş oldum neden bir şans vermeyeyim dedim , onlar beğendiğine göre güzel olmalı tahminimde yanılmadım cidden harikulade bir dizi hatta sinema filmlerinden oluşan bir dizi denilebilir . İstenilse her bir bölümünü bir sinema filmi şeklinde izleyiciye sunulabilirdi belki de bu sebepten ötürü çok hoşuma gitti bilmiyorum klasik iki kişinin aşkı üzerinden gelişen olaylar serisi değildi gerçek hayatın kendisi gibi acı ile mutluluk birbiriyle o derece iyi yoğrulmuştu .
 
Acı derken tek acı birisinin hapse düşmesi ya da hastaneye gitmesi değil . İnsanoğlu o kadar zayıf bir yarattık ki acı çekmek çin herkesin kendine göre sebepleri var dizi de bunu çok iyi anlabiliyorsunuz yeri geliyor yalnız kalma korkusu acınız oluyor yeri geliyor sevgisizlik .. En sevdiğim yanı da filmi yapımcısı Alan Ball tüm bunlar yaparken aşırıya kaçmamış  film bir cenaze evinde yaşayan ailenin hayatını anlatıyor ama aşırı bir acı hüzün yok aşırı bir mutlulukta yok hayat gibi işte ne tam anlamıyla mutlu olursunuz ne de hüzünlü hatta sonunda bile ben hangi akla hizmet öyle düşündüysem eski Türk filmlerden çıkma bol hüzünlü insanın ciğerinin sökecek bir son bekliyordum ama değil bu şekilde açık bir dram yok .. Dram izledikten sonra geliyor dizi bitiyor ve bi an kalıyorsun "evet çevremdeki  herkes bir gün ölecek hayat bir devir daim halinde yaşayabildiğin kadar yaşa hayallerinin peşini bırakma " ya da tam tersi " her şeyin bir sonu var bırak hayalleri çevrendekiler ölmeden onlarla daha çok vakit geçirmeye bak " gibi gibi bir sürü düşünce oluşuyor beyninizde içinizde bir burkulma oluyor ama ne olduğunu falan bilmiyorsunuz öyle garip bir his işte .. En azından ben de öyle oldu :)
 
Dizi de dikkatimi çeken bir şey de filmdeki bütün karakterlerin temelinde " sevilme isteği" olması dizinin yaratıcısı adeta insanoğlunun aslında ne kadar aciz olduğunu bir çok bölümde sevilme isteği dürtüsüyle hareket ettiğini açık bir şekilde göstermiş , nate , brenda , David , claire , billy hatta o yaşına rağmen ruth bile ne yapıyorsa temelinde sevilme isteği var ..Öyle de değil midir zaten insanın varoluşundan beri değişmeyen şeylerden biridir bu ..
 
Gelelimmm benim dizideki favorimee :D şimdik biraz sizi şaşırtacağım
 
Benim favorim aslında başta Nate  karakteriydi gerek hayallerinin peşinden gitmesi sonrasında ailesine sahip çıkması gerekse aktivist bir kişiliği canlandırmasıyla  gönlümü kazanmıştı sonrasında Nate 'in sevilme isteğine yenik düşmesi beni kendisinden soğuttu
 
Tam o sıralarda ergenlik halleriyle beni diziyi izlerken çıldırtan Claire büyüdüüü ve kendimle özleştirdiğim bir çok özelliği oluşmaya başladı bu o karaktere yakın hissetmemi sağladı gerek sanatsallığı gerekse gözükaralığı özgürlüğüne düşkünlüğü ve yine aktvist yönünn olmasıyla özellikle son bölümlerde daha netleşmesiyle ısındım gittikçe ona htta favorim de olabilirdi kiii o lanet olası demode adam olmasaydı. Claire karakterine sahip bir kız gerçek hayatta asla öyle bir adamla birlikte olmaz ayy bi de evlenmişler yok artık dedim senarist saçmalamaa diye bağırdım ( evet cidden bağırdım ) ama çok geç dizi bitmişti :D tabiki asıl sebep bu değil  asıl sebep Claire canlandıra Lauren Ambrose 'nin "bana göre" berbat oyunculuğuydu . Yani neredeyse kristen stewart ile yarışacaktı o derece kaşı gözü ayrı oyunuyordu en son bölümlerde tamam claire sen acı çekme anladık biz seni modundaydım ..
Bir de son olarak eklemezsem olmaz kızıl saç yaşlanınca sarıya dönmez kim uydurmuşta Claire ' nin ilerleyen vakitlerde saçıın sarartmışlar anlamadım dönmez arkadaş biliyorum  tecrübe sonuçta.:D
 
Ruth karakteri de olabilirdi favorim histerik halleriyle cidden çok iyi oyunculuk çıkarmıştı özellikle son bölüme claire hayallerinin peşinden gitmesini söylerken sankim bana diyordu öyle gerçekçiydi . Kendisi yaş falan dinlemeden yaşamı için çabalıyordu mücadeleci halleri takdire şayandı ama favorim için yeterli değildi
 
Evet kim acaba brenda mı dediğinizi duyar gibiyim ama hayır tabiki o çatlak brenda favori karakterim değil benim favorimmm brenda 'dan daha çatlak olan kardeşi BİLLY di :D
 
 
 
İsminin ne kadar berbat olduğunun farkındayım filmde ana karakterler arasında yer almadığının da  farkındayım ama işin açıkçası bence oyunculuğu çok iyi dizinin sonunda yapımcıyı arayıp naptınız billy 'i hastaneden çıkardınız mı falan diye sorasım geldi o derece inandırıcı oynamıştı . Bir de tabi işin kişisel yönü var billy karakterine yakın sevdiklerim var evet kabul bu durum biraz ilginç ama naparsın var yani ve oldukça içteler billy karakteri de öyle aslında tek derdi onu koşulsuz birisinin sevmesi sonrasında billy 'nin yaratıcılığı da çok iyidi güzel sanatlarda doç . eee bir karakter iyi olabilmesi için daha napsın ama di mi :)
 
öyle ya da böyle ilk defa bir diziyi bitirmenin haklı gururunu yaşıyorum bazı günler üç dört bölüm birden izlediğim oldu o derece sarıyor sizi diğer dizilere göre  saçma diyaloglar süreyi uzatan monologlar yerine  bu dizi de bir cenaze töreninden bile öğreneceğiniz çok olduğunun farkına varıyorsunuz bir yanda üzüntüden gözyaşı dökenler diğer yanda sevinçten gözyaşı dökenler işte hayatın çıplak gerçeği topu topu 65 bölüme sığmış ..
 
izleyin , izlettirin .
 
bir çok güzel müzikleri de var onu da bahsetmeden geçmiyim en sevdiğim üçünü buraya koyuyorum zaten bildiğiniz şarkılardır özenle seçildiği o kadar belli ki şarkıların ..
 
( radiohead - lucky )
 
(the arcade- cold wind )
 
(nine simone - feeling good (muse versiyonu da güzeldir feeling good 'un )

6 yorum:

  1. --SPOILER İÇERİR--

    Billy'nin sonu nasıl oldu bilemeyeceğiz fakat Brenda'yı "sıkıcı" konuşmalarıyla "öldürmesi" çok zekice olmuş :) Alan Ball iyi düşünmüş. Ruth benim ilk bölümden son bölüme kadar en sevdiğim karakter oldu. Nedense içlerinde en fazla sevgiye aç olan kendisiydi. Bilemiyorum, üzüldüğüm bir karakter. Son bölümlerde hastanede bir telefon görüşmesi yapıyordu sanırım ve "bir çocuğumu daha kaybetmek istemiyorum" diyerek ağlıyordu. Hala aklımda.
    Çok güzel bir tespitte bulunmuşsun, acıdan ölümden bahsediyor dizi ama hiçbir zaman aşırılığa kaçmıyor. Duygu istismarı yapmaya bu kadar müsait olmasına rağmen hem de ! Başarı yani. Tek yönlü olmaması da bence dizinin en güçlü yanlarından. Ölüm teması ne kadar ağır bassa da yaşamın güzel tarafları da yer yer çok güzel anlatılmış. Claire'in ergenlikten genç kadınlığa yürümesi, aşkın türevleri, özgürlük, vs. Genelde dizilere bağlanmam fakat SFU bambaşkadır. İzlememin üzerinden onca yıl geçti, ara sıra hala aklıma gelir. Düşündürtür. Kitap gibi adeta.
    O kadar güçlü duyguları harekete geçirmese de çok bağlandığım The Wire ve Sons of Anarchy var bir de. İkisi de yine finalleriyle olsun, anlatım tarzıyla olsun yıkıp geçmişti beni. Sons of Anarchy zaten yeni bitti Aralık 2014'te ve hala şarkılarını dinliyorum, tribute videolarını çaktırmadan izliyorum :D Etkisi gitmedi.. Peki ikisini önerir miyim ? Sons'tan hoşlanacağını zannetmiyorum fakat Wire bence SFU kadar iyi bir dizi. İlk bölümleri sıradan polisiye gibi dursa da sonradan öyle bir yere geliyor ki, bir şehrin dramı beliriyor karşında ve Dostoyevskivari insan okumalarıyla bir şehrin, bir insanlar topluluğunun çöküşü müthiş anlatılıyor. Not: Rico'yu da severim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şey diceeem brenda en son biriyle evleniyodu o sence billy miydi bence değildir ya ? Ama cidden konuşmalarıyla öldürmesi çok iyi olmuş bu gidişle ben de birilerinin sonu olcam :D
      Başka bir diziye başlayabileceğimi sanmıyorum merakımdan hemen izleyeyim diye bütün vaktim diziye gidiyor kitaplar kalıyor filmler kalıyor :)
      Ama aklımda oldun bir bunalım anında başlarım belki

      Sil
  2. true detective den sonra not edildi sinyora :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonra mııı aynı anda izle hemen izle bi an önce izle , izle bitsin izle kurtul :D

      Sil
    2. Heyecanlı sinyora!! :))) bu gece başlıyorum ozaman indirmeye :)

      Sil
  3. Oooo ne çabuk bitirilmiş, yazısı bile yazılmış :)
    Fakat, spoiler kaynıyor, aman dikkat!

    Sanırım yıllar geçse de unutamayacağımız bir dizi olacak.
    Benim favori karakterim hala Nate. Bakalım finalde fikrim değişecek mi :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...