10 Ağustos 2015 Pazartesi

Büyüklere Masallar 7*)




Bir kadın geçti uçuşan eteğine baktı sonra bir çocuk elindeki dondurmasına bir adam kendisinden büyük koli taşıyordu koliye baktı bir kedi hapşurdu çöpe baktı. Elindeki çayın sıcaklığı hisseti şeker koymadığını farketti o kadar canlıydı ki hayat bir televizyonu izlemekten ibaretti.Bir saniye gözünü ayırsa geçen çocuğun elideki tableti göremeyecekti şekeri attı çaya bakmadan karıştırdı gözünü yoldan ayırmamalıydı . Gözünü kestirdiklerine hoşgeldin kimilerine buyrun ,parasızlara kötü kötü bakmalıydı tiksinerek senin paran yok değil masalarımdan birine oturmak önünden bile geçmemelisin demeliydi .
Çayından bir yudum aldı siren sesiyle irkildi ağzı yanmıştı umursamadı siren sesinin nerden geldiğini merak  ediyordu baktı baktı , sonra biraz daha dikkatli baktı anlayamadı çayını bir ayağı kısa masanın üstüne koydu elleri ceplerinde sokağın başına doğru yürüdü karşıdaki bakkal yusufta geldi onunla berber çırağı hüsnü de hep birlikte elleri ceplerinde sokağın başına yürüdüler çığlıklar barışmalar yükseldi siren sesi sustu belli ki bir kavga vardı keşke çayını da alsaydı soğuyacaktı o masanın üstünde gerçi o zaman ellerini ceplerine sokamazdı ellerini ceplerine sokmazsa olayı da seyredemezdi bu bir gelenekti çünkü.  Bir olay olur olayın yakınındaki esnaf doluşur hepsinin de elleri ceplerinde suratlarında,  olmaz bir böyle şey ifadesi olay mahalinde bir çember oluşturmaları gerekiyordu .

Sokağın başına geldiklerinde ölen ya da yaralanan olmadığını gördüler zevksiz bir seyir olacaktı iki adam tartışıyor bir yanda da kadın bağırıyordu adamlar gayet sakin kadın sinirliydi güzeldi ama bağırıyordu .Güzel kadın bağırmamalıydı bağıran hiçbir şey güzel olamazdı polisler kadını susturdu adamlar tartışmaya devam ediyordu.Zevksiz tartışma kadının susmasıyla iyice anlamsızlaştı , olayı bıraktı insanlara bakmaya devam etti. İşte sabah dükkanın önünü kapatıyorsun diye azarladığı çocuk oradaydı diğer tarafta yeni terzi dükkanı açan kadın vardı .Caminin imamı bile elinde sigarası gelmişti oraya nerden duymuştu ki  hem öğle vakti girmeye az kaldı belki de yalnızca geçerken uğramıştı işlek yoldu burası bu yüzden dükkan açmıştı zaten babası küçükken sen okumazsın sana bir dükkan açalım diye öncesinde karar vermişti  ona kalsa okumak isterdi elbet gerçi okusa ne olacak al işte okudukça insanların birbirine tahammülü kalmıyor .

Kadın tekrar bağırmaya başladı , polis memuru anlaşmaları için ısrar ediyordu kadınsa çığırtkanlıkta  ısrarcı .. Okusaydı eğer böyle bir kadınla evlenebilirdi iyi ki okumamış karısını seviyordu işini seviyordu  dükkanını , komşu esnafları seviyordu .
Olay gittikçe sıkıcı olmaya başlamıştı izlemeyi bıraktı bir sigara yaktı dükkanına geri döndü , çayı koyduğu yerde yoktu çaycı götürmüş olmalıydı hemen çırağına seslendi , "bir çay kap gel olum bakayım" .Sigara çaysız , çay sigarasız olmazdı . Böyleydi işte hayatı ritüelleri vardı hayatı ritüellerine göre yaşacaksın yoksa zorlaşır zevksizleşir en başta öğrenmişti bunu neden diye sormadan , öyle olması gerekiyordu çünkü eller cepte olayı izlemeli sigarayı çayla içmeli, yaz oldu mu dükkanın önünü mesken bellemeliydi . Ritüellere uymalıydı .O da bir ritüeldi .


2 yorum:

  1. Marquez-Woolf arası bir hava seziyorum :) Özellikle şu imla işaretleri kullanmayışın, tam bir bilinçaltı yansıması! ahh bir de fotoğrafların nerde çekildiğini yazsan, ne hoş olacak. Kalemine sağlık. Devam devam devam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim etkilenmişim belki bilmem ki farketmedim :)
      Bu fotoğrafı ben çekmedim ya farkettiysen imzamı atmadım , Ben böyle direk insanlara yönelik fotoğraf çekemem utanırım :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...