2 Kasım 2015 Pazartesi

Büyüklere Masallar 8*)



Etrafına baktı kimse yoktu .Evler dizili ardı sıra ip gibi bir hizada hepsi hazırolda durmuş satılmayı bekliyorlar herkes sürekli birşeyleri bekliyor diyecekti onay bekleyecekti belki de birisinden ama etrafında kimse yoktu vazgeçti demedi düşündü yalnızca , yalnızlığını düşünmedi ama hayale daldı eski mutlu günlerini düşündü halası o küçükken keşke büyümesen büyüdükçe her şey eskiyor eskidikçe çirkinleşiyor zevksizleşiyor demişti o zamanlar anlamamıştı bu sözü halası eserikliydi daha doğrusu köylerinde öyle derlerdi ona kafası gelir gider aklına ne gelirse söylerdi ama yine de severdi halasını böyle beylik lafları çoktu keşke zamanı geri alabilse o sözlerini daha dikkatli dinlerdi hadi zamanı geri alamadı diyelim bari durabilseydi eski günlerde yaşardı hep mutsuzluğun ne demek olduğunu henüz öğrenmediği zamanlarda ama ne mümkün şimdi yalnızca ,elleriyle dizlerini bağlamış koyu bir gölgede öğlen sıcağında bir taşın üstünde kurak köyüne bakıyor bir yandan da bunları düşünüyordu .

Zaman geçiyordu zaman geçtikçe daha hızlı koşması gerektiğine inanıyordu zaman ilerledikçe o kırmızı kamyonuna binip gerisin geriye şu akan nehir boyu gitse eski günler geri gelir miydi zaman ilerler o da geriye gider iki ileri iki geri gidersen olduğun yerde kalırsın ama zAman söz konusu olduğunda bu mümkün olmaz demişti okuldaki hocası bunun açıklamasını henüz astro fizikçiler bulamamışmış .Bulamazlar tabiki yok çünkü öyle bir şey !O zaman çıkıp karşılarına yok öyle bir şey diyememişti  o da var sanıyordu .mümkün olamayacağına inanıp bir gerekçe arıyordu ; bu küçük köye gelmeden önce o kırmızı kamyonete sahip olmadan , sahip olduğu diğer şeyleri kaybetmeden önce  öyle düşünüyordu 
Ama şimdi biliyor zamanla yarışmasını biraz geç öğrendi ama öğrendi zaman ileri gittikçe o geri gidecekti kırmızı kamyonetiyle nehir boyu .. Önce köyüne kavuşacak sonra da eserikli halasına ve çocukluğuna mutsuzluğun ne demek olduğunu bilmediği zamanlara ..

5 yorum:

  1. Nedense aklıma Bal Süt Yumurta geldi.

    YanıtlaSil
  2. Hiçte sevmem o kahvaltı serisini ama şöyle bakınca evet çağrışım yapıyo biraz

    YanıtlaSil
  3. ayyyy o üçleme bööööööö nasıl sıkıcı filmler yaaa bıktık o entel bunalımlarından bööööö :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehe o filmi tür olarak bunalım demek lazım dram falan değil psikolojik değil tam bir bunalım türü ama yine de yerden yere vurmayalım recep ivedik ve türlerinin çekildiği ülkemizde güzel filmlerin çekilebilmesi için kahvaltı serisi iyi bir başlangıç

      Sil
    2. tabii bak bence o yönetmen iyi ama filmler kötü daha iyisini çeksin. ayy bak zeki demirkubuz da kötü film çeken iyi yönetmen ha haaa :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...