16 Şubat 2016 Salı

Adalet-Siz'siniz

Dünya adaletsiz bir yer bu konuda hem fikiriz. Adaleti bozanlar adaleti sağlamaya çalıştığı sürece de bu böyle devam edecek bu konuda da hem fikiriz. Hem fikir olduğumuz bu konular üzerinde daha fazla durup canınızı sıkmayacağım size farklı bir bakış açısı getirmek için burdayım.

Size diyorum ki DÜNYA ADALETLİ BİR YERDİR.

Nasıl adaletli , açıklayayım.

İnsanoğluna  en büyük lütuf "unutma" verilmiş daha sonra ise en az  unutma kadar etkili olan " alışkanlık"   verilmiş .Birinde bir şeyi olumsuz anlamda yapmayarak hayatımızdan yok ederken diğerinde varlığına tanıdık hale gelmemiz onu günlük yaşamda farketmemizi engel hale geliyor Ne dedi şimdi ya bu diyenler için örnek vereyim. 
Her gün önünden geçtiğiniz sokağınızdaki çöp tenekesinin üstündeki yazının absürd bir yazı olduğunu ve ilk gördüğünüzde kahkaha attığınızı varsayalım gide gele gide gele o yazı artık sizin için o kadar sıradanlaşacak ki evinize ilk defa gelen arkadaşınız ya sizin çöpleriniz bile farklıymış dediğinde onu anlamayacaksınız aklınıza hemen o absürd yazı gelmeyecek bu unutma etkisi  gösteren alışkanlığın verdiği bir kanıksama halidir. 

Sanıyorum bu örnek ile unutma ile alışkanlık arasındaki bağlantıyı daha iyi görebildik , peki konumuza geri dönersek dünyanın adaletli bir yer olduğunu savını söylüyordum ( savunuyorum diyemiyorum o kadar Pollayanacı değilim ) adaletli bir yer çünkü insanoğlunun alışma gibi hem iyi hem kötü bir huyu var. Zengin zenginliğine alışıyor zenginlik sıradan geliyor fakirlik fakirliğine alışıyor .. 

Hayat  bazen insana sıkıcı gelir.Durup hayatınızı güzelleştirmek için bir şeyler yapmazsanız bu böyle devam eder. Ufak yada büyük farketmez farklı şeyleri denemek hayatınızdaki sıkıcılığı bir nebze azaltacaktır. "Deneyim " kilit kelimedir benim için farklı şeyleri deneyip bunların insanlar üzerinde etkisini gözlemliyorum tabi gözlemliyorum deyince gözlem yaptığım insanları bir deney hayvanı olarak düşünmeyin küçüklükten gelme masum bir alışkanlık olarak düşünün çok  gözlem yaparım insanlar dikkatli olduğumu sanır halbuki oldukça dikkatsizimdir ama fazla gözlem yaparım. Hafta sonu da yeni bir gözlem yaptım insanların alışkanlıkları ve ekonomik durumlarıyla ilgili..

Maddi seviyesi  her 3 kişinin 2 sine benzer  orta gelirli olan birisine bana bildiğin en pahalı marketi söyler misin dedim. Tahmin ettiğim üzere MİGROS dedi. Çünkü çok fazla büyükşehir de vakit geçirmemiş geçirdiği sürede de en uygun neresi var arayışına girmiş birisiydi sonrasında ona ( Aranızda  bilen vardır) elimde tuttuğum MACRO CENTER isimli marketin fiyatlarını gösteren şu aşağıdaki broşürü gösterdim 

Sen hangi market pahalı demiştin diye tekrar sordum. Migros cevabın alamadım haliyle.. bu arada  pahalı dediği migros fiyatları da şöyle 

                                        (aa nutellayı daha bu hafta 8 aldım ya ben bak gördün mü fırsatı kaçırmayın yazmışlar kaçırdık güzelim fırsatı )

Ama neticede Macrocenter dan alışveriş yapan da pirinç alıyor migrostan da A101 den yapanda aynı şeyleri alıyor elbette farklılıklar vardır ithal olması ya da diğer etkenler  konumuz o değil neticede herkesin normali her zaman gittikleri yer neyse o oluyor. 
Yada 56 lcd ekran tv izleyen ile 140 ekran tv izleyen insan ilk tv'yi aldıklarında oldukça etkilenmişler mutlu olmuşlardı ama sonrasında onların normalleri oldu.

Tamam zengin hala zengin ama  yaşayış aynı rutinlerden ibaret  yani şuan olduğunuz  konumdan daha farklı daha zengin olsaydınız da rutinleriniz olacaktı aynı rutinleriniz olmazdı belki ama rutinleriniz alışkanlığa alışkanlıklarınız ise hayata farklı bakmayı engelleyecek unutkanlıklara dönüşecektir.

Tabiki de bu sadece adaletli bir dünya yaratmaz zengin zulmü fakirin üstünde olduğu sürece adaletsiz olarak kalmaya devam edecektir. Ama demek istediğim hani her sabah siz otobüs durağına giderken yanınızdan geçen bmw ya da audi marka arabaya sahip insanları gördükçe yahu aynı yaştayız ne ara aldılar bu arabaları zengin doğmak varmış bu dünya 'da demek yerine onun yerinde olsaydınız da sorunlarınızın olabileceğini düşünün. ( mesela otopark sorunu gibi ) çünkü  mühim olan insanın bulunduğu şartlarda mutlu olabilmesidir .

Elbette sürekli aynı konumda olun yerinizde sayın asla demem ama mevcut halinden az da olsa mutlu olmayan , her seferinde ne kadar çok adaletsiz ne kadar insafsız olduğunu hatırlatan bir dünya 'nın hiçbir yerinde de mutlu olamayacaktır.




8 yorum:

  1. Sağlıklı nefes alıp veriyorum ya; ben orna bakıyorum mesela. Geçen sene tam da şu anda hazırlık yapıyordum mesela. 17 şubat hastaneye yattım. 18 şubat da masaya yattım. Masaya yatılır mı demeyin; ameliyat masasınad hiçbir şey hissetmiyorsunuz. Tam da dört dalmarım değişti. Yoğun bakımdan çıkınca bana bir genç hemşire test etti; acaba şuurum yerinde mi diye. Amca yaşınız kaç deyince 33 dedim. Durdu ve not almadı. Gülümseyerek asıl yaşım 62 ama 33 yaşım diyince o da gülümsedi. Neden 32 ya da 34 değil de 33 yaşındası olduğunuzu hissediyorsunuz dediğinde de; cennettte herkes 33 yaşında olacakmış deyince kahkahayı basmıştı... :) :) :) Bu da bir not olarak burada bulunsun istedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah ben de bastım o kahkayı :D 33 yaşımız en güzel yıllarımız mı oluyor acaba mesela sizin öyle miydi ?
      "Sağlık olsun" oldukça sevdiğim bir kelime öbeğidir her şey kaybedilebilir ama sağlık asla geçmiş olsun şimdi iyisinizdir umarım

      Sil
  2. Bence dünyanın en pahalı şeyi macaron :D Korkunç tadıyla o sunni şeyin tanesine 5 lira vermek kabus gibi. Ömrümde daha da yemem. Allah yedirtmesin :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Macaron sevilmez mi hiç yaaa :D çok severim bence sen Paris 'e gidersen bir şans daha ver

      Sil
  3. En büyük zenginlik sağlık , biliyorum şimdi daha klişesi yok diyeceksiniz fakat gerçekten öyle düşünüyorum. Hatta insanın kendi sağlığı da değil sözünü ettiğim , evladının sağlığı daha önemli . Evladınız sağlıklı ise yemeğe ekmek te bulursunuz , çalışmak ta çok koymaz gibi insana . Ha ekmeği 101 den alırsınız migros'tan alırsınız fark etmez , ekmek ekmektir bence . Çok kazanan da çok harcıyor unutmamak lazım . Fakat bir gerçek var ki bizim ülkemizdeki adaletsizlik çok üstlerde. Ne ki hayatın gerçekleri var ve milletin ne kazandığı yerine kendi mutluluğuna odaklanırsa insan , çok daha mutlu ve huzurlu olabilir zannımca.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru demişsiniz insanoğlunun limiti yoktur kendisi durmak istemediği sürece hep daha fazlasını ister istedikçe de daha mutsuzlaşır ama ne güzel mutluluğun az ya da çok olmasıyla ilgisini olmadığını bilen insanların olması :)

      Sil
  4. off yaa zaten bombalar tecavüzler var bu dediklerin var ya ne zaman huzurlu ve umutlu yaşıycaz ülkemizde yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sen de haklısın kendi içimizdeki mutluluğu yakaladıktan sonra kitlesel olarak belki de tüm dünyaya yayılır olamaz mı çok mu hayalperest bir düşünce :/

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...