27 Şubat 2016 Cumartesi

Çünkü HAYAT BEKLEMEZ !


(Tedeschi Trucks Band-Right On Time)

Hayatta hiçbir zaman büyük  ASLA ' larım olmadı benim onu asla yapmam bunu asla yemem şunu asla içmem gibi gibi hem nasıl olsun ki süprizlerle dolu bu yaşamda insanın başına ne geleceğini kim ne zaman bilebilir ? Kaldı ki hayat zaten zorken üstüne asla'larla kendi hayatınızı niye zorlaştırasanız ? 

Hep şuna inanmışımdır. İnsanlar zincirlerini önce kendi kafalarında kendileri oluşturur sonrasında toplum aile çevre baskısı oluşur ."Bunu yapamam "  değil yapabilir miyim diye düşünmeli ama malesef çoğu insan önce kendi sınırlarını çiziyor yaşamda sonrasında o kendi çizdiği sınırlardan çıkamayınca kendine bir suçlu arıyor toplum diyor aile diyor çocuk diyor iş diyor buluyor kendine göre bir mazeret . Mazeret olduğunu kimse yüzüne vurmuyor çünkü herkes kendine göre mazeretler buluyor gizli bir anlaşma varmış gibi sanki her gün diğer bir günün aynısını olarak tekrarlıyor hayatlarımızda ve kimse bundan şikayetçi olmuyor . Sınırlarından bir adım dışarı çıkmam isteyen aforoz ediliyor sanki deli unvanı takılıyor ya da çılgın deniliyor , bir kısmımız özenmiyor da değil hani vay be şundaki cesarete bak diyoruz sonra da kendimizi mazeretlerimizi sıralarken buluveriyoruz. Kimse yadırgamıyor herkesin kendi kişisel mazeretleri var bu dünyada , 

Farketmeden yaşıyor farketmeden büyüyor farketmeden ölüyoruz . Öyleki  farkındalığın farkına bile varamadan ölüyoruz . Yaşamı farketmek hayatı keşfetmekten geçiyor . Hayatı keşfetmekse birazcık cesaret gerektiriyor. 

Ben de bu cesaret fazlasıyla var hatta çevremde gözü karalık ve deli cesaretliliğiyle tanınırım dersem abartmış olmam sanırım. "keşke" lerden çok korkarım bu yüzden her daim farklı şeyleri denemeye çalışırım keşke demektense yaptım olmadı demek bence daha kolaydır .Keşkeler insanı çürütür olmadı demekse insana yeni şeyler yapması için güç verir  hayatın her noktasında bu anlayış hakim sürdü ben de  eğitim arkadaşlık iş , her konuda . Hayat bir deneyim merkezidir Deneyerek öğreniriz her şeyi.

Sürekli yapılan rutinler değil farklılar yaşadığımızı hissettirir . Her ne kadar makineleşen Dünya insanı da bir makineye çevirmeye çalışsa da keşke dememek için  mazeretleri bir kenara bırakıp sınırlarınızın dışına dışın . Hayatı farkederek yaşayın.  Zaman akıyor sizi beklemeden sürekli olarak devam ediyor .. Rutine bağlı kalmayın Yola Çıkın.

Güzel diyorsun iyi diyorsun da kendin ne kadarını başarıyorsun diyebilirsiniz . Kendi çapımda herhangi bir tura bağlı olmadan arkadaşlarımla Avrupa'daki bir kaç ülkeye seyahat etme fırsatı buldum.  Uzun bir süredirse sadece yaşamı sorgulamakla kalsam da bu seyahatim ilerde yapacağım seyahatlerin anahtarı olacağına inanıyorum. 
Diğer hemcinslerim gibi ayy ben üşürüm ,aa orada kalamam , bu böyle olmaz  ,bunu giymem, 30 kat kıyafetsiz asla ,  ben bunu yiyemem , ben hasta oldumm çok kötüyüm bayılcam , gibi saçmalıkların olmadığı kendi iç dünyamda fizyolojik olarak hazır hissediyorum psikolojik olarak zaten doğuştan beri hazırım sosyolojik olarak evrene olan merakım hiçbir zaman sönmedi geriye kaldı maddi işler .. işin somut tarafı , bizim gibi hayatını gündelik yaşantılarını  zor idame ettiren insanların  çoğunlukta olduğu bir ülkede en zorlu kısım bu kısım olsa gerek . Ama şu var zor dedim imkansız değil hem imkansız diye bir şey var mı ya  ... :) 


Sizlere de ilham olması açısından bir kaç link bırakıyorum.. Daha ilginç gezgin hikayeleri de çok rahat bulabilirsiniz pek tabi neden araştır mıyorsunuz bakın "google " göz kırpıyor size :P

http://www.nolm.us/gunde-8-dolar-harcayarak-6-yil-boyunca-nasil-dunyayi-dolastilar/

http://www.nolm.us/yillik-14-gun-izin-yetmeyince-bankadaki-isinden-ayrilip-kendini-yollara-vurdu/


http://www.nolm.us/25-yasinda-isi-birakip-kendini-yollara-vurdu/
http://www.nolm.us/borclarla-faturalarla-degil-dogayla-bas-etmek-istediler-ayten-ve-onur-ciftinin-mukemmel-yolculuk-hikayesi/

http://www.nolm.us/buyukannesinin-minibusunu-seyyar-bir-eve-donusturup-kendini-yollara-vurdu/

(ahahah bi de şöyle bir gerçek var ki söylemeden geçemeyeceğim :D Bana da birisi gel ya birlikte dolaşalım dese dakika durmam . Tek başına da yapabilirsin neticede bu dünyaya gerçekten yalnız geldiğimizi yalnız öleceğimizi kısacası gerçekten yalnız olduğumuzu düşünen birisiyim ama gördüğün güzellikleri ve zorlukları paylaşmak adına iki kişi olmakta güzel olabilir bilemedim :) ) 


24 Şubat 2016 Çarşamba

Müzik Ağacından Haberleri Sunuyoruz {2}

Geçtiğimiz haftalarda uzun bir aradan sonra Ritual Spirit adlı yeni albüm çıkardığını ilan eden Massive Attack geçtiğimiz ay "take it there" şarkısını yayınlamıştı hızını alamamış olacak ki şimdi de "voodoo in my blod " şarkısının klibini yayınlamış. Aslında albüm daha doğrusu  EP 'leri 4 şarkıdan oluşuyor  benim favorilerim take it there ile albüm adıyla aynı olan ritual spirit ama  kendileri voodo lu şarkıyı daha çok beğenmiş olacaklar ki önceliği ona vermişler bilmiyorum belki başka bir şey düşündüler . Yalnız klip fena güzel olmuş kısa film gibi  oldukça etkileyici belki de şarkının vermek istediği hisse uygun olduğu içinde izlerken insan bu kadar etkileniyor olabilir .Ya da tamamen Gone Girl 'ün kayıp kızı Rosamund Pike 'ın insanüstü oyunculuğundan kaynaklanıyor olabilir ,  izleyin.



Gelelim İkinci habere , post rock'tan sonra sevdiğim diğer alt rock türlerinden biri olan indie rock 'ın duayenlerinden biri olan Beirut yeni albümden sonra çıktığı turnede ülkemize de yer vermiş en son 2014 'te gelmişti ve ben gidememiştim bu sene 28 mayısta tabiki istanbula gelecek  malesef yine gidemeyeceğim  .. Aa yeni albüm mü neymiş ki diyenler   "no no no " parçası sizin için geliyor 


Hep konserler İstanbulda oluyor festivaller istanbulda oluyor neden niçin taşı toprağı altın mı sahiden o yüzden mi bütün bir türkiye istanbuldan mı oluşuyor nedir bu anlayış diye isyan ettiklerimizi duyupta Ankara'da Dünya Müzikleri festivali düzenlemişler üstelik bu seneee benim için dikkat çekici bir isim geliyor Çoğunuzun sadece bir şarkısını bildiği ama çoğunuzun da sevdiği Buika geliyooor buika deyince tanımadınız mı o zaman " No habra nadie  en el mundo " diyorum daha iyi bilirsiniz ;) Ama son albümünde Jason Mraz ile söyledikleri  " carry your own weight " şarkısı da çok iyi 


Gelelim son habere beni adeta havalara uçuran çok sevdiğim ülkemizden bir haber :D Kıraç albüm yapmayı BIRAKMIŞŞŞ heyooo çalsın davullar sazlaaaar ! Gitaaarrlar ! Gitarlara özgürlükkk ! Yıllardır Anadolu rock diye uyduruk bir akımın başını çeken Kıraç'ı hiç sevmedim müzik piyasasından tamamen çekilmiyormuş gerçi ama olsun bu da bir şeydir. 

16 Şubat 2016 Salı

Adalet-Siz'siniz

Dünya adaletsiz bir yer bu konuda hem fikiriz. Adaleti bozanlar adaleti sağlamaya çalıştığı sürece de bu böyle devam edecek bu konuda da hem fikiriz. Hem fikir olduğumuz bu konular üzerinde daha fazla durup canınızı sıkmayacağım size farklı bir bakış açısı getirmek için burdayım.

Size diyorum ki DÜNYA ADALETLİ BİR YERDİR.

Nasıl adaletli , açıklayayım.

İnsanoğluna  en büyük lütuf "unutma" verilmiş daha sonra ise en az  unutma kadar etkili olan " alışkanlık"   verilmiş .Birinde bir şeyi olumsuz anlamda yapmayarak hayatımızdan yok ederken diğerinde varlığına tanıdık hale gelmemiz onu günlük yaşamda farketmemizi engel hale geliyor Ne dedi şimdi ya bu diyenler için örnek vereyim. 
Her gün önünden geçtiğiniz sokağınızdaki çöp tenekesinin üstündeki yazının absürd bir yazı olduğunu ve ilk gördüğünüzde kahkaha attığınızı varsayalım gide gele gide gele o yazı artık sizin için o kadar sıradanlaşacak ki evinize ilk defa gelen arkadaşınız ya sizin çöpleriniz bile farklıymış dediğinde onu anlamayacaksınız aklınıza hemen o absürd yazı gelmeyecek bu unutma etkisi  gösteren alışkanlığın verdiği bir kanıksama halidir. 

Sanıyorum bu örnek ile unutma ile alışkanlık arasındaki bağlantıyı daha iyi görebildik , peki konumuza geri dönersek dünyanın adaletli bir yer olduğunu savını söylüyordum ( savunuyorum diyemiyorum o kadar Pollayanacı değilim ) adaletli bir yer çünkü insanoğlunun alışma gibi hem iyi hem kötü bir huyu var. Zengin zenginliğine alışıyor zenginlik sıradan geliyor fakirlik fakirliğine alışıyor .. 

Hayat  bazen insana sıkıcı gelir.Durup hayatınızı güzelleştirmek için bir şeyler yapmazsanız bu böyle devam eder. Ufak yada büyük farketmez farklı şeyleri denemek hayatınızdaki sıkıcılığı bir nebze azaltacaktır. "Deneyim " kilit kelimedir benim için farklı şeyleri deneyip bunların insanlar üzerinde etkisini gözlemliyorum tabi gözlemliyorum deyince gözlem yaptığım insanları bir deney hayvanı olarak düşünmeyin küçüklükten gelme masum bir alışkanlık olarak düşünün çok  gözlem yaparım insanlar dikkatli olduğumu sanır halbuki oldukça dikkatsizimdir ama fazla gözlem yaparım. Hafta sonu da yeni bir gözlem yaptım insanların alışkanlıkları ve ekonomik durumlarıyla ilgili..

Maddi seviyesi  her 3 kişinin 2 sine benzer  orta gelirli olan birisine bana bildiğin en pahalı marketi söyler misin dedim. Tahmin ettiğim üzere MİGROS dedi. Çünkü çok fazla büyükşehir de vakit geçirmemiş geçirdiği sürede de en uygun neresi var arayışına girmiş birisiydi sonrasında ona ( Aranızda  bilen vardır) elimde tuttuğum MACRO CENTER isimli marketin fiyatlarını gösteren şu aşağıdaki broşürü gösterdim 

Sen hangi market pahalı demiştin diye tekrar sordum. Migros cevabın alamadım haliyle.. bu arada  pahalı dediği migros fiyatları da şöyle 

                                        (aa nutellayı daha bu hafta 8 aldım ya ben bak gördün mü fırsatı kaçırmayın yazmışlar kaçırdık güzelim fırsatı )

Ama neticede Macrocenter dan alışveriş yapan da pirinç alıyor migrostan da A101 den yapanda aynı şeyleri alıyor elbette farklılıklar vardır ithal olması ya da diğer etkenler  konumuz o değil neticede herkesin normali her zaman gittikleri yer neyse o oluyor. 
Yada 56 lcd ekran tv izleyen ile 140 ekran tv izleyen insan ilk tv'yi aldıklarında oldukça etkilenmişler mutlu olmuşlardı ama sonrasında onların normalleri oldu.

Tamam zengin hala zengin ama  yaşayış aynı rutinlerden ibaret  yani şuan olduğunuz  konumdan daha farklı daha zengin olsaydınız da rutinleriniz olacaktı aynı rutinleriniz olmazdı belki ama rutinleriniz alışkanlığa alışkanlıklarınız ise hayata farklı bakmayı engelleyecek unutkanlıklara dönüşecektir.

Tabiki de bu sadece adaletli bir dünya yaratmaz zengin zulmü fakirin üstünde olduğu sürece adaletsiz olarak kalmaya devam edecektir. Ama demek istediğim hani her sabah siz otobüs durağına giderken yanınızdan geçen bmw ya da audi marka arabaya sahip insanları gördükçe yahu aynı yaştayız ne ara aldılar bu arabaları zengin doğmak varmış bu dünya 'da demek yerine onun yerinde olsaydınız da sorunlarınızın olabileceğini düşünün. ( mesela otopark sorunu gibi ) çünkü  mühim olan insanın bulunduğu şartlarda mutlu olabilmesidir .

Elbette sürekli aynı konumda olun yerinizde sayın asla demem ama mevcut halinden az da olsa mutlu olmayan , her seferinde ne kadar çok adaletsiz ne kadar insafsız olduğunu hatırlatan bir dünya 'nın hiçbir yerinde de mutlu olamayacaktır.




11 Şubat 2016 Perşembe

Yalnızlar İçin 14 Şubat Sevgililer Günü



Yalnız kuşlar toplanın gelin bakalım size özel 14 şubat "Olumlama yazısı"yazacağım
Evlenmese ölecekmiş modundaki bir çok arkadaşım birbir evlilik yolunu tutmuşken 14 şubatın benim için*  anlam ve önemine değinmeden cumburlop yazıya girmeye istiyorum ;)

Erkekler için önce  ele alalım
Sevgiliniz sizden büyük süpriz bekleyecektir beklemiyorum dese bile bekleyecektir çünkü medya ve yakın çevresi onu öyle yönlendiriyor sanki sevgili günüymüş gibi sevgiliLER günü değilmişçesine hep bi erkekler süpriz yapsın erkekler hediye alsın düşencesi empoze ediliyor dolayısıyla iş başınıza kalıyor kara kara düşünmeler uykusuz geceler o hediyeyi mi alsam şu süprizi mi yapsam  derdine düşüyorsunuz aman yapmasam ne olacak ki bi ağzını arayayım benden bu sevgililer gününde bir şey bekliyor mu deseniz  elbetteki bekliyor olacak yine de yapmasam bişey olmaz deseniz sevgilinizden ültimatomları ya  birbir alacaksınız ya alacaksınız  çare yok o sevgililer günü illa ki kutlanacak ..
(İştee tam burada yalnız kuşlarım bir hesap yapalım haydin.)

Erkek olarak sevgililer gününü kutlamaya karar verdiniz ,
Öncelik hediye seçimi , ıvır zıvır her yerde o kadar çok seçenek var ki eğer evliyseniz ya da evlilik yolundaysanız sizden tek taş beklenecek siz çiftsiniz ama taşınız tek , tek taşla tek kuşu vuracaksınız ama ne çare maaşın yarısını belki de maaşın hepsini ona yatırmanız gerecek .AMA YALNIZSANIZ o parayla istediğiniz şeyi istediğiniz kadar alabilirsiniz düşünsenize 1300 lira ufacık bir taşa vereceğinize 13 liradan 100 tane kitap alabilirsiniz bir ay 30 gün böylece 3 aylık kitabınız cebinizde veyahut zihninizde kalacak :)

Hediyeyi aldınızzz sıra geldi hediyeyi sunabileceğiniz bir süpriz yapmaya , onu ilk gördüğünüz yerde bi kutlama yapmak çok mantıklı hem bildiğiniz yer hem uğraşmanıza gerke kalmaz ama geçen  sevgililer gününde de orada kutlamıştınız ve Saf görünümlü zeki sevgiliniz hemen olayı anlamış bi kerede farklı yere gidelim diye isyan bayrağını çekmişti . Öyleyse farklı bir yer bulmalı orayla konuşmalı interneti arşınlamaya devam etmelisiniz  hıı tabi bir yer bulursanız ücret dahilinde rezarvasyon yaptırmayı da  unutmamalısınız ..AMA YALNIZSANIZ internette mekan aramakla geçirdiğiniz süreyi istediğiniz film veya diziyi izleyebilirsinizz dahası rezarvasyon ücreti cebinizde kalacağı için isterseniz sinemaya bile gidebilirsiniz tabiki yalnız gideceksiniz , iki kişi sinemaya mı gidilir miş hiç , birlikte gittiğin kişi konuşur falan yanında konsantren bozulur filme odaklanamazsın aaa Allah korumuş bak iyi ki yalnızsın.

Veee o gün gelir tek tatil günün olan pazara denk geldiği için içinden küfredersin zira sevgilin bunu fırsata çevirip bütün birlikte olmayı teklif etmiştir dolayısıyla öğlene kadar uyuyup tembellik yapacak vaktin yoktur kız arkadaşını sabahın köründe evinden almak için erken kalkıp hazırlanman gereklidir zira kendisini o gün özel hissetmek istediğini defalarca söyleyip kafana kazımıştır. Kazımıştır demişken saçlarını bugüne özel düzeltmen ve bir haftadır üstünden çıkarmadığın kıyafetini değiştirmen bunun içinde ütü yapman gereklidir neden çünkü  sevgilin bugünün özel olmasını istiyor ve sen istediğini gerçekleştirmezsen bir seneni  bir sevgililer gününü bile kutlamadın nidaları içerisinde arkadaşlar arasında alay konusu olma tehlikesiyle dahası ayrılma tehditleriyle geçirmek zorunda kalacaksın . .AMA YALNIZSANIZ pazar günün tadını doyasıya çıkarabilir haftanın yorgunluğunu atabilirsiniz bütün hafta dışarda olmak yeteri kadar yormuş bir gün için bütün o kalabalıktan uzak sessiz sakin evinde geçirebileceksiniz istediğin kadar da tembellik yapabileceksiniz kışın o soğuk gününde donmak yerine mis gibi sıcacık evinde yatağınızda bütün günü yatarak ya da en sevdiğin bilgisayar oynunu oynayarak geçirebileceksiniz neticede o gün senin için yalnızca pazar günü demek yalnızca tatiil demek ! 


Gelin bir de Kızlar açısından bakalım ;

Her sene ondan bir şey beklemiş beklemiş bu sene farklılık olsun diye siz bir şeyler yapmak istemişsinizdir.Sevgililer günü mottonuzu " bütün hünerlerninizi görmesi" merkezinde toplayıp öncelikle ona özel bir hediye seçmeye karar verirsiniz. Her sene her sene aynı hediyeyi almaktan sıkılıp biraz da parasal anlamda kar edeyim diyerekten hediyeyi kendiniz yapmaya karar verirsiniz milyon saat internetten el yapımı sevgililer günü hediyesi ararsınız bulursunuz malzemeleri imkansıza yakındır ararsınız bir malzemeyi anyada diğerini konya'da bulur bir araya getirir günlerce hediyeyi yapabilmek için uğraşırsınız  kıyafetinizin her yeri boya saçlarınızın her teli tutkal yapmayı başardıktan sonra hediyenizi tamamlarsınız ama o da ne herhangi bir hediye alsanız daha uygun fiyatlı olacaktır zira kök boyasıydı , tutkalıydı ıvır zıvırıydı derken size oldukça pahalıya mal olmuştur .AMA YALNIZSANIZ , bütün o haftalar sizin "boş vaktiniz" olacaktır , kafanızda sürekli nasıl orijinal bir hediye yaparım derdi olmayacaktır . Bu soğukta bir hafta boyunca O malzeme senin bu malzeme benim oradan oraya gidip otobüslerde dolmuşlarda sürünmek yerine o malzemelere vereceğiniz parayla bir hafta boyunca taksiye binip rahatça evinize gidebileceksiniz 

Hediyeyi aldınız çok güzel ama bu sevgililer gününü sizin yapımınız olması için sizin yemekleriniz ve sizin evinizde kutlanması şart bunun için hangi yemeği sever bilmeniz gerekiyor henüz bilmiyorsanız ya da bilmiş ve unutmuşsanız öğrenmek için türlü taklalar atmalı dahası sevgilinizin annesini aramanız gerekebilir tabi o da doğruyu söylerse siz olsanız " erkeğin kalbi miğdesinden geçer " sözünün hakim olduğu bir coğrafyada biricik değerli kıymetli oğlunuzun en sevdiği yemek bilgisini  o gözünüzün hiç tutmadığı kıza   söyler misiniz . Hiç sanmıyorum :P Neyse bir şekilde öğrenilen yemeği yapabilmek için bir kaç defa pratik yapmalısınız bu mutfağı bir kaç defa batırmanız anlamına geliyor . Eğer evliyseniz ve ilişkinizi canlandırmak için sevgililer gününü süprizi hazırlamak istiyorsanız güzel bir ambians için  öncesinde alışveriş yapmalısınız bu ; ihtiyacınız olmayan mumları evinize doldurmanız gereksiz yere kalpli kupalar bardaklar hatta kalpli ne varsa almanız demek oluyor ki yemek harcamanızla birlikte 100-200 lira yapar AMA YALNIZSANIZ ,  o parayla sezon sonundan o çok istediğiniz markanın ceketini alabilir veyahut evliyseniz çocuğunuzun o çok gitmek istediği okul gezisinin parasını siz verebilirsiniz  . Ve sırf o gün için yapacağınız büyük ihtimalle de hepsini yiyemeyeceğiniz için çöpe gidecek olan o kadar yemek malzemesiyle kendinize bir hafta boyunca ziyafet verebilirsiniz 

Hediye tamam yemek tamam gelelimm bayanlar için en zor kısımaa o güne kendine hazırlamak . Dile kolay Sevgililer günüü  makyajı saçı kıyafeti çok güzel olmalısınız o gün hiç olmadığınız kadar afrodit kıskanmalı , sevgiliniz muhtemelen çok güzel olmuşsun demeyecek direk yemeğe dalacak ama olsun siz yine de eyeliner 'ı düz çizgide çekip hangi farı sürmeliyim diye kırk saat düşünmelisiniz dahası yeni bir kıyafet şart bütün avm leri dolaşın tek başına alışveriş olmaz arkadaşlarınızdaki bütün kredileri bitirinceye kadar şehrinizdeki her mağazaya girip çıkın ama sonunda ilk beğendiğiniz elbiseyi alın. O kutlu gün geldiğinde geceden ön hazırlığınızı yapın sabahın köründe kalkın zira saçınızı yapmanız uzun sürecek saçınızı yapıp makyajınızı tamamlamanız 4-5 saatinizi alacak ne de olsa kıyafetinize uygun sadece 10 dk görünecek sonrasında yemek yerken silinecek olan rujunuzu seçmek zor olacak .. AMA YALNIZSANIZ  o gün hiçbir hazırlık yapmanıza gerek kalmaz zaten bütün hafta saçtı makyajdı topukluysuydu uğraşmışsınızdır istediğiniz saatte kalkıp  o günü tam anlamıyla tatil ilan edebilirsiniz dahası ailenize vakit ayırır hiç evde yemek yapacağım hazırlancağım derdi olmadan gayet spor bir şekilde ailenizle anne yemeği yer acaba güzel bir geçecek mi tasası olmadan midenizi doldurabilirsiniz . 

                                                          Bu reklam çok iyi olmamış mı  :D 


* Yazı Tamamen parodi amaçlıdır. 14 Şubat Sevgililer Günü vs.  günleri kapitalist düzenin bir parçası olduğunu düşünüyorum.İnsanların sevgilerini ispatlamak için bir gün olmasına gerek yoktur . Kaldı ki  Birbirini seven hayatını tek bir kadına ya da adamla geçirebileceğine inanan iki insan bence delinin önde gidenidir .Ve delilere her gün bayramdır her gün sevgililer günüdür..  

Sevgiyle Kalın .. Aşkla kalın .. <3  

5 Şubat 2016 Cuma

Múm & Cappadox


Bir önceki yazımda İzmir bu yazımda Kapadokya  gezi bloğuna mı dönüyorum acaba ? Hayır hayır böyle bir şey mümkün değil olsaydı eğer Avrupa Gezimden sonra olurdu o zaman bile olmamışken şimdilerde oturduğum yerden size gezi yazıları  yazacak değilim .) Bu yazımda aslında daha önceki bloğumda bahsettiğim ama birçoklarınızın haliyle bilmediği bir müzik grubu olan  "Múm" 'dan bahsedeceğim. 

Múm , izlandalı bir grup izlandalı olduğu için grup ismi mum olarak değil aksanlı bir şekilde yazılıyor izlandaca da anne anlamına geliyor ama grup üyeleri başka sebepten dolayı yazmış olabilirler. Müzik türü olarak Post - rock ,Elektronika, deneysel  arasında gidip geliyorlar . Ben kendilerini post rock maceramın başından itibaren tanıyorum. Bir çok gece buhranlarımın kurtarıcısı oldular diyebilirim geçmiş zaman kullanıyorum çünkü son çıkardıkları albüm benim için ideal albüm değildi . Grubun kurucu üyesi iki kız kardeşi  Gyða ve Kristín Anna Valtýsdóttir gruptan ayrıldıktan sonra yapılan albümler bana pek hitap etmedi ama yine de birçoklarınızın seveceği şarkılardan oluşuyor ,Bizim ülkemizdeki gibi  bir üyesi gitti mi dağılan gruplardan değil  mesela 6 Nisan'da İstanbul'a gelecek olan Ólöf Arnalds da 5 yıl süreyle grup bünyesinde turlara katıldı. Ólöf Arnalds bu arada Ólafur Arnalds 'ın kuzeni oluyor .Size Olafur 'u  da bir başka yazımda anlatmam lazım o da muhteşem bir İzlandalı sanatçı . İzlanda'nın havasından suyundan mı ne muhteşem şarkılar , muhteşem şarkıcılar çıkıyor . Genelde İzlanda deyince hemen Björk , Sigur Ros diye atlanır ,Björk yine sevilir ama Sigur 'u sevmiyorum ona gelinceye kadar daha keşfedilesi dinlenilesi çok değerli sanatçılar var. 

Múm geri dönersek kendileri multi enstrümantal bir grup zaten dinlediğiniz de fark edeceksiniz.  dışarda durmayan hayatı durdurabildiğiniz ender anlarda kulağınızdaki ses  ne anlama geldiği belli olmayan aptal pop şarkıları yerine sizi kendinizi ve hayatınızı sorgulatıcı bu şarkılar olsun .Hüznü ve umudu bir arada yaşabileceğiniz 6 albümüyle sizin dinlemenizi bekliyor :) Dilerseniz  bu güzel tınılardan en sevdiklerimi paylaşayım .  Ben en çok Finalliy We are no  one  albümünü seviyorum zaten kendilerini de bu albümle tanımıştım sonrasında diğer albümlerini de sevdim ama" We Have a Map of the Piano " parçası var ki nasıl güzel anlatamam anlatamayacağım içindee  hadii dinleyin siz de seveceksiniz 
(Múm-We Have a Map of the Piano-2002 )





(Múm- I Can't Feel My Hand Anymore, It's Alright, Sleep Still -2002 )


(Múm- Asleep on a Train-2000 ) 



(Múm-Nightly Cares)


İkizler 2006 da ayrıldılar onlarda sonra çıkan 2007 de albümü beğenmediğim için herhangi bir parçasını paylaşmadım isteyen dinleyebilir .Yaklaşık bir 10 senedir de yeni albüm çıkarmadılar umarım bir sonraki albümde eski ritimi tekrardan yakalarlar . Şimdiler de Menschen am Sonntag adında 1930 yapım sessiz bir filmi müzikleriyle tekrardan hayat verecek bir proje içerisindeler  bu oldukça hoşuma gitti elbette bizim buralarda o filmi tekrardan vizyona girmez ama proje tamamlandığında izlemeyi çok isterim farklı hoş bir fikir bence. 

(Menschen am Sonntag - Trailer )



Geçen sene 12 Şubatta Cemal Reşit Rey Konser Salonunda konserlerini verdiler sonrasında çok sevmiş olsalar ki Mayıs ayında tekrardan Cappadox Festivali için gelmişler . Sizlere biraz da bu festivalden bahsetmek istiyorum ilk kez geçen sene düzenlenen Cappadox, kendi programınızı oluşturabileceğiniz  bir ilk festival. Kendilerini Özgün deneysel bir festival olarak tanımlıyorlar Doğa yürüyüşleri,   bahçe ekimleri , sergiler , gün doğumu etkinlikleri ve tabiki kendine özgü sanatçıları ve müzikleriyle bence oldukça güzel bir festival gibi görünüyor bu sene 19-22 Mayıs aradında  2.si düzenlenecekmiş geçen sene Múm gelmiş bakalım bu sene kim gelecek umarım çizgisini bozmalar ve bu tarz sanatçılardan devam ederler .Son olarak  eklemezsem olmaz ekşi 'de festival hakkında pek iyi yorumlar yapmamışlar gitmeyi düşünen varsa onu da söyleyeyim ben genel anlamda konseptini beğendim maddi yönü hakkında herhangi bir bilgim veya fikrim yok .. 

Bol Müzikli Hafta sonları olsunn :) 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...