29 Ocak 2017 Pazar

Müzik Ağacından Haberleri Sunuyoruz {3} -max,blackfield,no clear mind, sezen-



1) No Clear Mind

Çok değil bir kaç post öncesi no clear mind 'ı keşfettiğim her gün için şükrediyorum yazmıştım bir kaç gün sonrasın 11 MART 'ta İSTANBUL'da KONSERleri olduğu haberini aldım çok sevindim . açıkçası gitmeyi düşünüyorum üstelik bilet fiyatları da çok uçuk değil komşu indirimi yapmışlar herhalde ^_^
Gitmeyi düşünenler için ; tık tık

No clear mind da kim , ne diye geliyor ki diyenler için Yunanlı Post Rock grubudur severiz kendilerini kısa bir tanıtım için spotify listemiz 





2) Blackfield

Grup hakkında daha önce  Steven Wilson hakkında bir yazımda bahsetmiştim o aralar  grubun dağıldı şeklindeki yalan haberleri çıkmıştı ama bir de baktık kiii 2016 'da 3 sene sonra yeni single  ile bizi yeniden merhaba dediler ama beklediğime malesef ki değmedi 3 şarkıdan oluşuyor  solistliğini steven den öte aviv geffen yaptığı için mi bilmiyorum  hiçbirini beğenmedim yalan yok belki tekrar dinleyince sorry şarkısı biraz sevebilirim Bir an önce eski blackfield günlerinin geri gelmesini temenni ediyorum ..
Size spotify dan bir meet listesi oluşturacaktım malesef bütün albümleri yok sanki bilerek koymamışlar gibi geldi bu spotify konusu biraz farklı durumlar var telif haklarıyla ilgili onu ayrı yazacağım biraz daha araştırmam lazım . O kadar bahsettim şu ciğer söken şarkısını paylaşayım en azından burada solist Stevencım :) 

 


3) Sezen AKSU

Sezen yeni albüm çıkardıııı :) Benim için Öptüm seviyesinde kaldı çok klasik şarkılar barındırdığını sanmıyorum bir " vazgeçtim" şarkısı gibi parçalar yok mesela  içerisinde ama Sakin grubundan coverlardığı "Günaydın Memur bey " şarkısı oldukça hoşuma gitti . Bu benim pop ile ilişkimden kaynaklanıyor da olabilir yoksa  6 sene sonra çıkarılan bir albüme göre pop severleri yeteri kadar doyurucu gelebilir (özellikle sözler bir harika) , ayrıca " İsyancı " şarkısı da çok iyi bu albümden favorilerim bu iki şarkı oldu sanırım , buyrun siz de favorinizi seçin :)


4)Max RİCHTER
Hepimizin sevgilisi Max Richter de yeni bir albümle geri döndü bu beni oldukça heyecanlandırdı çünkü biraz farklı bir albüm özellikle biz Türkler için ülkemizde bu tarz albümler benim bildiğim kadarıyla yapılmadı ,
Albümün adı "THREE WORLDS: MUSIC FROM WOOLF WORKS"   albümün adını duyunca ilk sadece 3 dünya öbeğine odaklanmıştım ve aklıma hemen Çin Komünist lider Mao Zedung'un  3 dünya teorisi geldi ( sosyalistler- kapitalistler-ezilenler) ama işin özü değilmiş , işin özü daha derinmiş .
Max richter 'in bu albümde üç dünyadan kastı    çok sevdiğimiz yazar Virginia Woolf'ün eserleri olan "Bayan Dalloway , Orlando ve The Waves " temalarından oluşan üç parçalı bir yapıya sahip olmasından kaynaklanıyormuş. Evet oldukça ilginç bir albüm ama daha ilginci albümün hemen ilk girişinde sizi Virgina 'nın kendi sesiyle karşılıyor olması Max albümü yaparken araştırmaları sırasında Virginia 'nın kendi sesıyle mrs. dalloway'den yapılan alıntıları tesadüfen bulmuş bu da ayrı bir güzellik katmış , ama en güzeli kapanış şarkısı olarak Virginia 'nın veda mektubunu dalga sesleri eşliğinde Gillian Anderson 'ın seslendirmesi olmuş ölüm ile hayat arasındaki o ince çizgiye dikkat çeken müthiş bir son müthiş bir veda müthiş bir şarkı . .
Şarkının adı  tuesday ama siz sunday dinleyin .



23 Ocak 2017 Pazartesi

Uyku Bir Hastalıktır.


Uyku konusu  üzerine yeteri kadar düşülmeyen bir konudur.   uyku baldan tatlıdır sözünden mütevellit her daim insanın vazgeçilmezi olmuştur peki ya  aslında ihtiyacımız yoksa ? Gerçek anlamda bir hastalıktan öte değilse , sonuçta uyku konusu bilimsel anlamda ispatlanmış bir gerçek yoktur halen daha araştırmalar devam etmektedir .araştırmalarda yapılan hesaplamalar gösteriyor ki 70 yaşına kadar  yaşayan bir insan ortalama 26 saat uykuya harcıyor düşünsenşz insanın o vaktini uyanıkken harcadığı işlerde kullandığını 70 yıllık yaşam olur size 96 yıllık hayat ..uzun vadede 70 ile 96 arasında fark yok gibi gelse de gençlik döneminde emin olun fark edecektir.

İşin biraz daha ayrıntısına girecek olursak  şu anki bilgiler ışığında vücudumuzun uykuya ihtiyacı olduğunu biliyoruz ama nasıl bir ihtiyaç olduğu konusunda bilimadamları halen tartışma içerisinde  kimisi
* vücudumuz uykuyu hasarlı hücrelerin onarımı gibi bazı düzenleme ve idare işlerini yapma fırsatı olarak da değerlendiriyor
*Bazı araştırmacılar uykunun tazeleme ve yeniden düzenleme yoluyla belleğimize yardımcı olduğunu ifade ediyor.
*kimisi İnsan  beyni olan bütün canlıların beyin işlevlerini yerine getirebilmesi için uyku sürecine ihtiyaç duyar diyor
*Bazı araştırmacılar da daha az uyuyanların kalp hastalıkları gibi bazı hastalıklara daha açık hale gelme riskinin yanı sıra yaşam sürelerinin de kısaldığı düşünüyor

Ama asla kesinleşen bir bilgi elimizde mevcut değildir bir çoğu sadece hayvanlar üzerinden yapılmış bir kaç deneyle sınırlı kalmıştır halbuki yine  bilim adamlarına göre vücudumuzdaki hücrelerin kendi kendilerini tamir etme yeteneği her daim vardır. Araştırmacıların tespitlerine göre bu tamir  esnasında faaliyetten uzak olmasına, ya dinlenme veya uyku durumunda bulunmasına da gerek yoktur. Vücutsal olarak dinlenmek için uyku halinin gerekli olmadığına bazı araştırma sonuçlarında görülmüştür.

Öyleyse uyku neden ihtiyaçtır ?
"Denizanası, en ilkel sinir sistemine sahip olan hayvanlardan biridir. Aynı laboratuvarda Trichoplax isimli bir denizel hayvan da incelenmektedir. Trichoplax'ın sinir sistemi bulunmaz. Aynı laboratuvar, ilginç bir şekilde, meyve sinekleri ve faredeki uykuyu ifade eden genleri, bu ilkel denizel canlıda da bulmuştur. Onlar için asıl soru şudur: Uyku, gelişmiş bir beyne ihtiyaç duymakta mıdır? Yoksa uyku için, bir sinir sistemine dahi gerek yok mudur?"

Daha doğru bir ifade ile uykuya gerek var mıdır ? Bakınız uyku sırasında vücuttaki değişimlere ;

*Beyne ve vücuda enerji sağlanır.( Bunu dinlenerek de yapabiliyoruz)

*Gündüz performansına arttırmaya yönelik düzenlemeler yapılır. (gündüz hiç efor sarfetmeyen birisinin uykuya ihtiyacı yoktur sonucu çıkar ki oluyor , acaba sadece bir alışkanlık mı ? )

*Beynin farklı bölgeleri aktive edilir ve rüyalar görülür.(Rüyaların günlük yaşama etkisi henüz kanıtlanmış bir faydası görülmemiştir bir çeşit uykunun hastalık olduğunu gösteren bir semptom olabilir )

*Vücut gevşer ve hareket edemez, kaslar tamamen kapatılır.(Masaj yaptırdığınızı hayal edin ben bir farkını göremedim , her açıdan. )

*Ayrıca ghrelin ve leptin hormonları sayesinde mutluluk, tokluk gibi durumlar sağlanır. ( düzenli beslenme ve çikolata diyorum)

* ve karanlıkta salgılanabilen melatonin hormonu salgılanır.
melatonin hormunun salgılanabilmesi büyük ölçüde önemlidir biyolojik saatimizi ( hormonal dengemizi) normal seviyede tutmaya yardımcı olur ve eksikliğinde veya yokluğunda kullanabileceğimiz aynı adı taşıyan ilaçlar mevcuttur.

işte şimdi tam bu noktada madem uyku anındaki bu değişimleri bir şekilde telafi edebiliyoruz ne diye yaşamımızdan 26 yılı boşa harcıyoruz. Evrimsel olarak baktığımızda bizden çok daha az uykuda vaktini geçiren ya da belli dönemlerde hiç uyumayan eksikliğini hissetmeyen hayvanların gerçeği olduğunu düşündüğümüzde belki de gerçekten uyku tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır .

ve tüm bu sebeplerden dolayı gelecek yüzyıllarda ilaçla veya herhangi başka bir yolla uykuya duyulan ihtiyacın en düşük seviyelere çekilerek ortalama aktif yaşam süresinin uzatılacağına inanıyorum



yararlanılan kaynak 1
yararlanılan kaynak 2

17 Ocak 2017 Salı

Kadınsız Erkekler / Erkeksiz Kadınlar

Asıl sorun  şu bir önceki yazımda belirttiğim gibi sorunlar varolurken aslında kadınlara bağlı olan yadsınamayacak derecede bir erkek kitlesi mevcut olması  . Traji komik bir durum aslında bu öyleyken halen daha kadınların eziliyor olması halen daha kadın haklarından bahsediyor olmamız . Mesela neden erkek haklarından bahsedilmiyor neden pozitif ayrımcılık var ben pozitif ayrımcılık taraftarı değilim bu tamamen erkek hegomanyasının kendisini üstün görme sonucu isimlendirmiş olduğu sözde eşitlik , aslında diğer yazımda bahsettiğim gibi bu da devletin pasif savunma sistemi bir nevi içini rahatlatmaca.

Her neyse bu sefer başınızı şişirmeye gelmedim öncelikle şu eğlenceli şarkıyı paylaşmak istiyorum öncelikle bu yazıya ilham olan şarkımızı paylaşayım .
(Luciano Pavarotti & James Brown - It's a man's world)
Soul 'un babası rolling stone dergisinde tüm zamanlaın en iyi 100 sanatçısı içerisinde 7. Sırayı alan  james brown (ve tabiki düet yaptığı pavarotti ile ) bu şarkısında ne diyor
' nothing without a woman or a girl'

Tabiki "nothing " james'cim :P şaka bir yana ne  erkek  kadınsız ne de kadınsız erkeksiz yapabilir  doğanın dengesi bunu gerektirir. Gerektirmesine  Ama yine ufak tefek  hayata renkler katan farklılıklar da yok değildir .Gelin hem biraz  gülelim hem de farklılıklara göz atalım 😊






Kaynak ve Daha fazlası için 💥

Başlıkta kısmı da Hemingway ve Murakimi nin aynı ismi taşıdığı kitaplardan alıntıdır kısa öykü severler okuyabilir eheeheh bunu da buradan ileteyim




15 Ocak 2017 Pazar

"SEN SEN OL EVE KAPANMA ,HAYATINA SAHİP ÇIK ! "




Gözümü açtığımda yürüyen bir  kahvehaneyle yolculuk yaptığımı farkettim vakit çok geç değildi ama bu kadınlar nerdeydi ?

Kadınlara sokağa çıkma yasağı mı gelmişti ? Kadınların geceleri çıkmaları yasak mıydı ? yoksa şehirler arası yolculuk yapamıyorlar mıydı ?sahi neredeydi bu kadınlar? 

"baaağyan  kolonyağı ister misiniz " diyen  adamın sesiyle  sorularımdan kurtulsam da düşüncelerimden kurtulamamıştım küçükken annemin bir sözü geldi aklıma "dolmuşta son inenle in"  derdi saçma bulurdum sebebini anlamazdım pek de indiğim söylenemez ya meğersem bu kadınlar arasındaki pasif bir savunma sistemiymiş ." Son inenle in " ki dolmuş şoförüyle yalnız kalma ne olacağı belli olmaz. Tabiki sadece bu  değil bakkala gittiğinde kapıya yakın dur  kii ne olacağı belli olmaz eve tamirci geldiğinde kapıyı açık tut mümkünse birini çağır , tanımadığın birine yol soracaksan  soracağın kişi kadın olsun  gibi gibi bir çok gündelik hayatta yalnız kadınların anlayabileceği pasif savunma sistemleridir bunlar ki  en pasifi yanında erkek olmadan hiçbir yere gitmeyen hiçbir şey yapmayanları ,  hapishane mahkumu gözüyle baktığım için saymıyorum bile ben onların haricinde ülkemizin 'modern batı kesimi' için geçerli şeyler..

Dolmuştan indim , kendimi , i 'm legend filmde gibi hissettim sokakta kimse yoktu saat hala geç değildi haftasonu vaktinde niye kimse yoktu ki sanki büyük bir olay vardı bana söylenmesi unutulan bir ben kalmıştım bihaber sokakta yalnızdım yürümedim çünkü  karşıma  bir adam(insan değil) çıkarsa karanlıkta yapabileceğim pasif bir savunma sistemi yoktu aktifi de ben bilmiyordum ..

Ne acı ki sene 2017 ve hala geçerli olan kafamızı meşgul eden dahası bu tarz videolara sebep olan bu şeyleri tartışıyoruz özellikle son  mevcut olaylar sadece kadını değil toplumdaki küçük büyük herkesi karanlık bir yalnızlığa itti . Üzülüyorum karanlığın sonundaki ışığı göremeyeceğim diye , elbette ışık var ama görebilmek mühim olan ..  





Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), Kategori Mağazacılığı Derneği (KMD), Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) ve Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) öncülüğünde yapılan bu videoyu özellikle sizinle paylaşmak istedim .İzleyin. 





"SEN SEN OL EVE KAPANMA ,HAYATINA SAHİP ÇIK ! "




nooot: Sonik hanım 2017 nin ilk challenge nı başlatmış bulunuyor katılmak isteyen tık tık 💥

12 Ocak 2017 Perşembe

Yer(İN)yüzü


bir yerden başlamalı ama nerden küçük bir kırmızı kuştum önceden sonra  bir yangın oldu etraf toz duman bir bilen var bir gören aslında tutsam ipin ucunu iğnenin deliğine geçirmesi kolay ama bulamıyorum o ipi elimden kaydığı güne lanet ettim herkes deliğe geçirirken lanet ederken hem de o da bir garip değil garip olan şey üç harf tek hece bir şey benimle ilgisi yok ben anlamam yalnızlık uçan mavi bir örümcek seni beni bilir dağ tepe dolaşır bu örümcek 1 mil için 127 gün sürünmesi gereken salyangoza göre daha şanslı olduğunu  da bilir çünkü hayır siz yanılırsınız insanoğlu zor olan şey hayatın kendisi değildir insanların kendisidir ben anlamam çoğu zaman belki de o yüzden kolay geliyordur aldım örümceği elime koydum kuşun kanadına mor bir güvercin oldu çoğu zaman barış'ı simgeleyen barış tabi bir de o vardı değil mi simasını unuttuğumuz yer yüzünde mor güvercin uçtu bir anka kuşuna kondu anka kuşu yandı barış kayboldu .. unutulan bir hayaldi aradığımız bulduğunu sandığımız yer , yeryüzü aşk'ın yüzü


(Adnan Yücel - Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek )

♫♫♫♫♫♫♫♫

8 Ocak 2017 Pazar

Sürrealist Bir Gülüştü Benimkisi Tatlı ve Acı




    




      TİKİ


Denizlere karşı seviyorum seni
Kırmızı yumurta gibi yeşil olduğu zaman
Bir düzlüğe götürüyorsun beni
Ellerin bıldırcın gibi yumuşacık
Kadının karnına dayıyorsun beni
Sedef renkli bir zeytine dayarmış gibi
Dengeliyorsun beni
Yatağa yatırıyorsun
Yaşamış olmaya bakarak
Önce ve sonra
Kauçuk gözkapaklarının altında


                                                  ANDRE BRETON

                                                                 (Çev.: Özdemir İnce)


 



 "ölüm düşüncesi, bir süredir bana pek yabancı değil. bizi bekleyen tek şey, çürüme ve sonsuzluğun o tatlımsı kokusu." 

                                              ANDRE BRETON

 

4 Ocak 2017 Çarşamba

hayır henüz delirmedim * 2

her sonbahar döker ağaçların yapraklarını tutabilmek önemli değildir yalnız kalan onlarca yaprak değersizdir artık hayatta uzun yaşamak gibidir bu çoğu zaman biri diğeri ardı sıra dökülür ölürken insanlar çevrenizde sizin uzun yaşamanız belki de hiç ölmemeniz bir kitabın farklı sayflarını tekrardan ve sonra tekrardan yaşamak gibidir. Anlamsız gülüşlerin yerini vakitsiz sabahlar alır ve çoğu zaman vakitin anlamı kaybolur gözlerinizde sabah yada akşam fark etmez uyku için her vakit gözünüzü açabilir kapatabilir olmuşsunuzdur yürüyen bir ölü gibi her günün her anın ve hattta her saniyenin birbirinden farklı olması gerekirken ki öyleyken size tıpkısının aynı sı gelir farklı dünyaları keşfetmek ister yeni insanlara yelken açarsınız ama ne mümkün o kutucuktan çıkabilmeniz dahası tasmanızı kendiniz kendi boynunuza takmışsınızdır önünüze meyve dolu tabağı siz koymuşsunuzdur uzak belli bir  mesafede tasmanızın uzunluğundan hemen 2 cm uzağına yetişememek üzere koyulmuştur o tabak bakılıp ağız sulandırıcı lezette sizi başka alemlere götürürken hayat siz o tabağa takılıp kalırsınız belki de bu yüzden zaman akmıyordur sizin için başka yerlerde cevabı aramak saçmadır nede olsa geç kalmışsınıdr her şeye her zaman zaman mı çoktan silmiştin hayatından ama işte alışkanlıklar ölüm de bir alışkanlıktır aslında vakti gelen bilir gideceğini heyhat bilmeyenler de olur aniden ölenler  ölümlerine alışamadığınız ama öldükleri gerçeğiyle yaşamanız gerekenler sizinki yaşamsa onların ölüm oların ki gerçek yaşamsa sizinki ölüm  bir ölümü yaşıyoruz hepimiz ıssız bir adada yapa yalnız bir kitle boyu kaldık insanlar olarak hep birlikte sırası gelene yaşama merhaba demek için ölüyor . tasmasını koparıp önündeki meyve tabağına saldırıyor ant içiyor geri gelmemeye ama kendi tohumlarını ekiyor ölüme  ölüm onları büyütüyor geçen her an ben farklıyım dese de geçmiyor sadece ölüm yaklaşıyor insana bir şey oluyor insanda ve o şey asla değişmiyor küçüklükten bu yana değiştiremediğiniz şeyler diyoruz kısaca kısa olmadığınız bile bile öyle diyoruz bilmediğimiz bilsekte inandığımız doğrular var çünkü öyle olması gerektiğini söylüyor ölüm yoksa gerçek yaşam bir mucize diyor ömür boyu tutsaklık ne mümkün  çekilir dert değil eğiyorsun boyununu ölümün karşısında ne derse kabul ediyorsun sessiz ve usulca bazen sesli ama usul hep kalıyor usul kalmalı bilmezsen bir şeyin usulünü dışlanırsın kalırsın tek yaprak ağacında dalında sallanır durursun sana tek tabanca derler atılacak tek bir mermin yokken hem de .. uyarsın usule usulca uyarsın yaşarsın belki de ölümü beklerken yaşarsın yaşam için her gün yaşam denen ölümü beklersin ve dökme zamanın geldiğinde tek bir yaprak kalmayacasına dökülür düşersin eteklerine hayatın ölüm seni sevdiğin veya sevdiğini sandığın her şeyden koparırken kurtarır aynı zamanda  gerçek hayata merhaba dersin ! 


(Landforge - Enchantress)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...