5 Haziran 2018 Salı

Konuşmalar -1-

(this must be the place / talking head )

Yazıyorum yazıyorum bütün yazdıklarım taslak olarak kalıyor bunun sorumlusu ben değilim zihnimin içindekiler yazmak için yalnız olmam gerekiyor ancak asla yalız kalamıyorum o hep zihnimin içinde kelimenin tam anlamıyla bir karabasan bir buhran içten bir ölüş benimkisi vazgeçiyorum bazen saçma geliyor boş geliyor gereksiz geliyor varlığı olmasa da olur gibi sevmiyor gibi ama sonra tekrar yeşeriyor bir şeyler bazen şunu düşünüyorum acaba çevremizde hiç insan olmasa yalnız kendimiz kalsak bir insanın varlığına ihtiyaç duyar mıyız gerçekten buna ihtiyaç duyar mıyız bu kendi içinde bir paradoksu barındırmaz mı zira insanlar her şeye alışmaz mı erken ya da geç her şeye alışmaz mı eskisi yenisinin yerini almaz mı sular durulmaz mı ?

Hiçbir şey ilgimi çekmiyor  ne bir insan ne bir yemek ne bir müzik ne bir kitap ne de iş , her şey olması gerektiği için var olması gerektiği gibi oluyor hiçbirinde ilgimi çeken bir yan yok sadece izliyorum uzaktan başkasının hayatı gibi.Merak atom parçasıyken şimdiler de şişeye koyup denize bıraktığım bir not parçasından ibaret, sanırım büyüyorum ya da yaşlanıyorum mu demeliyim sadece hayatını geçindirecek kadar kazanmak sonrası yok sonrası hep dahası hep bir fazlası ..


  
Kendime ait bir gemim bile yokken gemileri yakmaktan bahsediyorum gemileri yakamadığımı fark ettiğimde ise hiçbir zaman ulaşamayacağım o gemilere not göndermekten alamıyorum kendimi  ..

2 yorum:

  1. Yazıp yazıp taslaktan öteye gitmeme durumunu ortalama bir senedir yaşıyorum. Neden bilmiorum. O beyaz gemilere binip notları yakmalı. Talking Heads kalp <3

    YanıtlaSil
  2. hmmm gemilere binip notları yakma fikri de güzel ama yakma işin içine girdi mi kendimi tutamayıp gemiyi yakma ihtimalim çok yükse :D
    talkin heads in coverı var bir de o da güzel https://www.youtube.com/watch?v=sqsVTCqLgBo

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...